Yuzuru Hanyu
2012 Dünya Şampiyonası: kısa – serbest – gösteri -
Yuzuru Hanyu… Japonya’da Erkeklerde gelecek vaadeden 17 yaşında bir patenci. 2012 Dünya Şampiyonasındaki dikkat çekici performansı henüz unutulmadı. Kısa programda yedinci olduktan sonra pek madalya şansı tanınmayan Hanyu, sergilediği performansıyla serbest programda ikinci oldu ve bir anda kendisini şeref kürsüsünde buldu. 2010 Dünya Gençler şampiyonu patenci, katıldığı ilk dünya Şampiyonasında bronz madalya alma başarısını gösterdi.
Serbest programında dörtlü toeloop ile sekiz üçlü atlayış yapan Hanyu, yarışma sonrasında, “Gergindim, bugün buza çıkmadan önce Dünya Şampiyonasında olmanın baskısını hissettim. Bu, benim ilk Dünya Şampiyonasına katılışım. Kısa programda yaptığım hata beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Bugün çok daha iyi kaydığından ötürü mutluyum. İlk kez katıldığım Dünya Şampiyonasında madalya beklemiyordum. Dolayısıyla, çok şaşırdım” diyerek duygularını dile getirmişti.
Japonya’nın Sendai kentinde 7 Aralık 1994’te dünyaya gelen Hanyu, 2011’de Japonya’da meydana gelen depremde doğrudan etkilenen patencilerden biriydi. 11 Mart 2011’de meydana gelen deprem ve sonrasındaki tsunami felaketinde evleri ve civardaki buz pisti yıkılan Hanyu, bu deprem sayesinde ne kadar yardımsever bir insan olduğunu da gösterme fırsatı bulmuştu.
.
.
Hanyu, o günleri şöyle anlatıyor: “Deprem meydana geldiğinde ben Sendai’daki buz pistinde antrenman yapıyordum. Hiçbir şey yapamadım. O sırada yapabileceğim tek şey sağ kalabilmekti. Birden sarsıntılar durdu. Ayağımda patenlerle binadan koşarak çıktım. Paten çeliklerinin koruyucu kılıflarını takacak vaktim olmamıştı. Dolayısıyla çelikler hasar gördü. Çok korkmuştum…”
Ülkesinde yapılması planlanan ancak deprem nedeniyle Japonya’da düzenlenemeyen 2011 Dünya Şampiyonasına katılacak yedek patenci konumundaydı Hanyu. Tabii, her şey deprem sonrasında değişti. Deprem nedeniyle Japonya şampiyonası düzenleyemedi.
Hanyu deprem sonrasını da şöyle anlatıyor: “Depremzedeleri kurtarma merkezinde üç gün çalıştım. Depremden zara görenler için bir şeyler yapmalıydım. Yapabileceğim tek şey de paten kaymaktı…” Hanyu, bu sözleriyle, deprem sonrasında 9 Nisan 2011’de düzenlenen ve patencilerin kişisel eşyalarını bağışladıkları buz pateni gösterisi çerçevesindeki açık artırmaya göndermede bulunuyor. Buradan elde edilen yaklaşık 36.000 dolar tutarındaki yardım ve gösteri sonrasında sporcuların topladığı nakit paranın da eklenmesiyle depremzedeler için elde edilen miktar 150.000 dolara ulaştı.
Hanyu’nun Sendai’daki evi büyük zarar görmüştü ancak ailesi evde kalmaya devam etti. Buz pisti de hasarlı olduğu için Hanyu’nun antrenmanlara devam edebilmesi için Sendai’dan ayrılması gerekti.
Böylece Hanyu, kulüpteki diğer sporcular ve antrenörler, önce Hachinohe kentinde sonra da Yokohama’da antrenmanlara devam etti. Temmuz 2011’de salon açılınca yeniden Sendai’ya döndüler.
Genç patenci, 2011 Dört Kıta Şampiyonasında ikinci olarak bronz madalya kazanmıştı. Japonya’da düzenlenemeyen ve gecikmeyle Moskova’da yapılan 2011 Dünya Şampiyonasına yedek konumda olduğu için katılamayan Hanyu, gelecek sezon çalışmalarına başlama fırsatı bulmuştu böylece…
Mayıs 2011’de Buz pateni gösterilerinde kayan genç patenci için yeni sezon (2011-2012 sezonu) çok önemliydi.
Hanyu, Gençler seviyesinden Büyükler kategorisine yumuşak bir geçiş içindeydi. 2009’da ilk kez katıldığı Dünya Gençler Şampiyonasında 12. olmuştu ancak sonraki sezon Gençler kategorisine damgasını vurmayı bilmişti. 2009 ISU Gençler Grand Prix Japonyande şampiyon olan patenci, birkaç ay sonraki 2010 Dünya Gençler Şampiyonasında şeref kürsüsünün birinci basamağına çıkıyor ve altın madalya kazanıyordu.
Deprem sonrasında buz gösterilerinden sonra yeni sezon hazırlıklarına girişen Hanyu, 2011 Cup of China’da dördüncü, 2011 Rostelecom Cup’ta birinci olarak finali yarışmalarına katılmaya hak kazanıyor ve 2011 ISU Grand Prix finali yarışmasında dördüncü olmayı başarıyordu. Şubat 2011’de katıldığı 2011 Dört Kıta Şampiyonasında Takahiko Kozuka ve Jeremy Abbott gibi güçlü rakiplerini geçerek gümüş madalya kazanan Hanyu, böylece Büyükler kategorisinde ilk madalyasını elde ediyordu.
Hanyu, 2011 Dört Kıta’da elde ettiği madalyayla ilgili görüşlerini dile getirirken, “Dörtlü toeloop attığımı çok iyi hatırlıyorum” diyor ve devam ediyor: “Programın sonunda buzda diz çökmüş ve başımı ellerimin arasında almıştı. O anda, daha iyi olabileceğimi düşündüm. Ama yine de iyi bir performans ortaya koymuştum. Yani karmaşık duygular içindeydim…”
Hanyu, o yarışma sonrasında da hâlâ şaşkındı. Büyükler kategorisinde uluslararası bir yarışmada madalya kazanmayı beklemediği açıkça görünüyordu halinden…
.
.
2011 Dört Kıta şampiyonasından sonra Hanyu’nun kafasında artık Dünya Şampiyonasına gidecek Japon takımında yer almak hayali vardı. Ama bu hayal 2011’de gerçeğe dönüşmemişti.
Hanyu, o günleri şöyle anlatıyor: “Sonraki durak Japon millî takımına girmekti. O sezon (2011) Grand Prix’de yeterli sonucu elde edememiştim (dördüncü). Daha iyi çalışmalı ve daha iyi sonuçlar elde etmeliydim. Bu kolay olmayacaktı. Yapmam gereken, antrenmanlara sıkı biçimde devam etmek, yarışmalara katılmak ve kendime güvenimi kazanmaktı…”
Yuzuru Hanyu, dediği gibi yaptı ve çalışmaya devam etti. Sonucu da aldı. 2011’de dördüncü olduğu Japonya Şampiyonasında 2012’de üçüncü olarak 2012 Dünya Şampiyonasına katılan Japon takımına katılma hakkını elde etti.
Hanyu, Buz Pateninde n çok sevdiği şeyin, zorlukların üstesinden gelmek ve zor elementleri, yapmayı başarmak olduğunu söylüyor. “Ben de bir meydan okuma ruhu var”, diyor Hanyu ve devam ediyor: “Zor bir şeyin üstesinden geldiğim zaman bu bende çok hoş bir duygu yaratıyor…” Hanyu’nun en hoşnutsuz olduğu şey de, buz pistinde kendini tam olarak ifade edememekmiş…
Hanyu, Sendai’da günde ortalama iki saat antrenman yaparmış. Buz dışında çalışması olmazmış. Diyor ki: “Kısa zamanda çok iş yapmak zorundaydım. Aynı zaman da okul var. Bir de astım hastasıyım. Yani fizik olarak pek güçlü sayılmam…”
Hanyu, Takeshi Honda ve Shizuka Arakawa’nın mezun oldukları okulda okuduğun anlatıyor. Bu iki patenci de, Sendai’lıymış. Okulda matematik ve fen derslerini sevdiğini söyleyen Hanyu’nun gelecekle ilgili planları ise spor bilimleri ve psikoloji üzerine çalışmak…
.
.
Ablası Saya’nın izinden giderek dört yaşındayken Buz Patenine başlayan Hanyu, boş zamanlarında bilgisayar oyunları oynamayı sevdiğini söylüyor. Favori şarkıcısı Lady Gaga…
Programlarının müziklerini uzun zamandır antrenörlüğünü yapan Nanami Abe seçiyor. “Genellikle onun getirdiği her müziği kabul ederim. Müziği sevmesem bile onu kabul eder ve benimsemeye çalışırım” diyor gülümseyerek…
Hanyu, Johnny Weir’i kendine örnek aldığını ve kendisine saygı beslediğini anlatıyor. “Patenci olarak çok iyi, bu nedenle kendisine hayranlık duyuyorum. Kendisiyle mesajlaşma gibi yollarla iletişimim yok ama (Dört Kıta sırasında) bana twitter üzerinden kutlama mesajı atmış, bu da benim hoşuma gitmişti. Sonra kendisiyle Japonya’da karşılaştık. Benim serbest program giysimi o tasarladı” diyor.
Hanyu, kendisini “rekabetçi, açık ve pozitif” olarak nitelendiriyor ve “Hiçbir şeyden korkum yok. Bu, benim en güçlü yanım” diyor.
En zayıf yanı olarak da “bazen bir şeyleri yapmaktan çekinmek” olduğunu belirten Hanyu, “ateşi simgelediği için” en sevdiği rengin kırmızı olduğunu söylüyor.
.
.
Dereceleri:
2012 – Dünya Şampiyonası – 3
2012 – Japonya Şampiyonası – 3
2011 – Grand Prix Finali – 4
2011 – Rostelecom Cup – 1
2011 – Nebelhorn Trophy – 1
2011 – Dört Kıta Şampiyonası – 2
2011 – Japonya Şampiyonası – 4
2010 – Rostelecom Cup – 7
2010 – NHK Trophy – 4
2010 – Dünya Gençler Şampiyonası – 1
2010 – Japonya Şampiyonası – 6
2009 – Junior Grand Prix Finali – 1
2010 – Japonya Gençler Şampiyonası – 1
2009 – Junior Grand Prix (Hırvatistan) – 1
2009 – Junior Grand Prix (Polonya) – 1
2009 – Dünya Gençler Şampiyonası – 12
2009 – Japonya Şampiyonası – 8th
2008 – Junior Grand Prix (İtalya) – 5
2008 – Japonya Gençler Şampiyonası – 3
.
Volosozhar & Trankov
Volosozhar/Morozov 2008 Avrupa Şampiyonası serbest program -
Mukhortova/Trankov 2008 Dünya Şampiyonası serbest program -
Volosozhar/Trankov 2010 Dünya Şampiyonası serbest program -
Çiftler patinajında antrenörler, hakemler ve seyirciler iki patenci arasındaki uyuma bakar. Bazen bu uyum çiftler arasında sağlanabilir, bazen de sağlanamaz. Bu uyumu, bazen de, sihirli bir şekilde, örneğin Tatiana Volosozhar (okunuşu Volosojar) ve Maxim Trankov pistte çıktığında birdenbire hissedebilirsiniz.
Ukraynalı Volosozhar ile Rus Trankov, 2010 Mayıs ayında birlikte kaymaya karar verince otoriteler ve buz patenini yakından izleyenler, onların Rusya’nın yeni rüya takımı olacağını görmüştü. Oldular da… Birkaç gün bile birlikte kaydıktan sonra onların ne denli birbirine uyum sağlayacağı açıkça görülüyordu. 2010 Aralık ayında, yani beş aylık bir birliktelikten sonra, Volosozhar/Trankov ikilisi 2011 Rusya Şampiyonasında altın madalya kazanırken üç kez şampiyonluk elde etmiş olan Yuki Kavaguti/Alexander Smirnov ikilisini geride bırakıyordu.
Bu başarıya rağmen Volosozhar/Trankov ikilisi Ocak ayında düzenlenen 2011 Avrupa Şampiyonasına katılamadı. Sebebi de, Volosozhar’ın Rusya adına yarışmalara katılabilme hakkını ancak Şubat ayında elde etmesiydi. Yani Ukrayna adına eski partneri Stanislav Morozov ile 2010 kış Olimpiyatlarında yarışmasından tam bir yıl sonrasıydı. Volosozhar/Trankov çifti, İtalya’da düzenlenen Mont-Blanc Kupası yarışmalarına katıldıktan sonra Nisan ayında düzenlenen Dünya Şampiyonasına girdi ve beklenmedik bir çıkış yaptı. Kısa programda üçüncü sırayı elde eden çift, serbest programda ikinci olunca katıldıkları ilk Dünya Şampiyonasında gümüş madalya kazanmayı başardı.
Volosozhar, “Dünya Şampiyonasında önce gümüş madalya aklımızdan bile geçmemişti. Belki bronza madalya elde edebiliriz diye düşünmüştük. Sonuç bizim açımızdan beklenmedik bir sonuç oldu. Şampiyonanın en etkileyici anı, kısa programdan bile önce seyircinin bize verdiği destek oldu. Serbest programda sonra seyircilerin bizi ayakta alkışlamasını hiç unutmayacağım” diyor.
Trankov da, “Kısa programdan önce çok gergindik. Ancak fırlatmalı atlayıştan sonra, yani bütün atlayışları yaptıktan sonra rahatladık” diye ekliyor. Volosozhar, devam ediyor: “Serbest programda piste çıkış sıramızdan dolayı (sonuncu sırada) başlangıçta gergindim. Ama her şey yolunda gitmeye başlayınca sakinleştim ve kayarken kendime güvenim arttı”.
Antrenörleri Nina Mozer de aynı görüşte… O da diyor ki: “Kısa programdan önce çok gergindiler. Bu da normal, ilk kez bir araya gelmişlerdi. Kısa programdan önce hakemler ve seyirciler tarafından nasıl karşılanacakları bilinmiyordu. Ayrıca, kendileri de bununla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyordu. Bu, bir ara telaşa yol açtı ama serbest programdan önce daha sakindiler. Yolun yarısını başarıyla geçmişlerdi. Bu nedenle, ortada pozitif bir coşku vardı. Kısa program, daha gerilim ve heyecan dolu, daha hızlı ve daha zordu. Bu bakımdan serbest program daha kolaydı…”
Gümüş madalya, antrenörleri için şaşırtıcı olmadı. Mozer, “Sonuç olarak, çok profesyoneller ve takım olarak ilk yılları olsa da sezon boyunca böyle iyi bir sonuca hazır oldukları açıkça belliydi. Tabii ki, deneyim ve tecrübeleri sayesinde ilk yıllarında madalya mücadelesi vermeye hazır olduklarını biliyorduk. Böyle bir beklentimiz vardı, istiyorduk ve şükürler olsun ki böyle bir sonucu elde ettik…”
Elbette, çok sıkı çalışmaları, iki sporcunun da hayatlarında birçok şeyi değiştirmeye hazır olmaları da önemliydi. Volosozhar, 2008 yılından bu yana çalıştığı Almanya’dan Moskova’ya gelmiş, Trankov da, Saint-Petersburg’dan Rusya’nın başkentine taşınmıştı. Volosozhar’ın eski partneri ve nişanlısı Morozov da, çifti çalıştıran ekibe katılmıştı.
Volosozhar, “Açıkça söylemek gerekirse, buz da bir partner, hayatta başka bir partner olması benim için şimdi daha kolay. Stanislav da mutlu. Antrenörlük yapmak isterdi. Onun babası da antrenördü. Annesi de bana hep, onun da babası gibi iyi bir antrenör olacağını söylerdi” diyor.
Trankov içinse, Morozov eski bir rakipti. Trankov anlatıyor: “Başlangıçta temkinliydim. Tania (Volosozhar), bana Stas’ın da (Morozov) bizimle birlikte çalışacağını söyledi. Daha önce kendisiyle yarıştığım ve her zaman geçtiğim bir insanla nasıl çalışacaktım. Hep benim gerimde kalan biri bana ne öğretebilir diye düşündüm. Yaz kampında lift ve twistleri çalışırken bana söylediklerini ve yaptıklarını iyice düşündüm. Anladım ki çok iyi şeyler anlatıyordu. Zaman zaman farklı düşündüğümüz oluyordu ama kendi fikirlerini bana zorla kabul ettirmeye çalışmıyordu. Bana eşit davranıyordu, tartışıyorduk ve ya o beni ikna ediyordu ya da ben onu…”
Morozov, 2010 Vancouver Kış Olimpiyatlarından sonra buz patenini bırakacaktı. Volosozhar’ın Trankov ile devam etmesini o ortaya atmıştı. Ayrıca, antrenör olarak Nina Mozer’i de o tavsiye etmişti.
Moskova’da yakınlarında çalışıyorlar. Buz pateni salonuna yakın bir apartmanda oturuyorlar. Volosozhar Morozov’la, Trankov da uzun zamandır kız arkadaşı olan Alexandra ile kalıyor. Kaldıkları yer salona yürüme mesafesinde. Böylece günlük iki antrenman arasında evlerine gidebiliyorlar.
Birlikte çalışmaya başladıklarında ya yana atlayışlar ve ölüm spirali en basit elementler olmuş onlar için. Trankov, “Çiftler kombinasyon spini bizim için zor oldu” diyor. Volosozhar da, “Fırlatmalı atlayışları ve twisti çok çalıştık. Hâlâ da bu elementleri çalışıyoruz” diye ekliyor.
Volosozhar, yeni partnerine uyum sağlayabilmek için tenliğini değiştirmek zorunda kaldı. Bunu yaparken zorluk çekmedi. Bunun en iyi örneği de, üçlü twistleri (burgu) oldu.
Trankov, “Açıkça söylemek gerekirse, Stas’ın bana twisti en iyi şekilde öğretmesini istiyordum. Başlangıçta ikili twisti bile yapamıyorduk. Antrenmanlar bu açıdan iyi gitmiyordu. Stas,’o zaman üçlü yapmayı deneyin’ dedi. Tania da, üçlü yapmanın kendisi açısından ikili yapmaktan daha kolay olduğunu söyledi. Üçlü yapmayı denedik. İlk kez olmasına rağmen iyiydi. Daha sonra üçlü iyice oturdu, ondan sonra da ikili twist yapmayı öğrendik” diyor gülerek…
Teknik açıdan güçlü olsalar da, Volosozhar, daha iyi olabilecekleri kanısında… “En büyük zayıflığımız, insan olmamız ve hata yapabilmemiz. Robot olsaydık, her şey daha kolay hale gelirdi. Birbirimize ve kendimize güveniyoruz. İkimiz de maksimalistiz. Bir şey iyi gitmezse, hayal kırıklığı duyuyorum ve neden yapamadığımı kendi kendime soruyorum. O zaman Tania beni sakin olmaya davet ediyor. Aynı şekilde, o da bir şeyi düzgün yapamazsa, onun için de trajedi haline geliyor bu. Yani birbirimize destek oluyoruz” diyor Trankov…
Antrenörleri Mozer de, öğrencilerinin profesyonellik duygusunun en güçlü taraflarından olduğunu belirtiyor ve “Neyi niçin ve nasıl yaptığını bilenlerin profesyonellik duygusu bu…” diyor.
Öğrencilerinin zayıf taraflarını söylemeyen Mozer, “Dünya Şampiyonasında ikinci olan biri, şampiyonluk için mücadele eder. Ne zayıflıkları olabilir ki? Onlarla bir yıl çalıştıktan sonra zayıf tarafları olduğunu söyleyemem. Hiçbir zayıf yanlarını görmedim. Profesyonel olara, manevî açıdan, psikolojik açıdan daha da güçlü hale gelecekler. Bu da, kendi kendine gelişmedir” diye anlatıyor öğrencilerini ve devan ediyor: “İnsanlar dokuz ayda bu kadar çok çalışır iyi iş yaparsa, onların güçlü tarafları konuşulur. Her insanın zayıf yanı vardır ama bundan söz etmeye bile değmez…”
Mozer, Volosozhar ve Trankov ile çalışmaktan zevk aldığını söylüyor ve Volosozhar’ı “yumuşak başlı”, Trankov’u da “Coşkulu ama aklı başında” olarak nitelendiriyor. “İnsan olarak onlarla ilişki kurmak kolay” diyor ve devam ediyor: “Yaklaşılabilir insanlar. Maxim, konuşulması çok ilginç olan bir insan. Tania da çok ilginç… Sakin bir kadın. Buza çıktığında coşkulu ve hareketli hale geliyor…”
Birbirlerini üç kelimeyle nitelemeleri istendiğinde Volosozhar, Trankov’u “coşkulu, iyi huylu ve pozitif” olarak nitelendiriyor. Trankov’un cevabı ise biraz düşündükten sonra geliyor. “Volosozhar’ı üç kelimeyle tarif edemem. Onun karakterinin esas yönü kendisiyle kolay iletişim kurulabilmesidir. Çok sosyal, herkese kolayca yaklaşabiliyor. İlgili… Stas’dan ilgisini eksik etmiyor. Mizahî yönü güçlü. Bu da benim açımdan önemli çünkü şaka yapmayı, takılmayı severim ben” diyor. Yeni sezonda iki program yenilenecek. İkisinin de koreografisini Nikolai Morozov yapıyor.
Morozov, geçen sezon da, serbest programları olan “Romeo ile Juliet”in koreografisini hazırlamıştı. Kısa programlarının koreografisi de Igor Tchinaev tarafından yapılmıştı.
Volosozhar/Trankov çifti, yaz aylarındaki çalışmadan sonra Moskova dönmeden önce bazı Asya ülkelerinde gösterilerde kaymayı planlıyor. Yeni sezona Eylül ayında Almanya’da düzenlenen Nebelhorn Trophy yarışmasıyla başlayacak olan çift, iki ISU Grand Prix yarışmasına girmeyi düşünüyor.
Tatiana Volosozhar, 25 Mayıs 1986’da Ukrayna’nın Dnepropetrovsk kentinden doğdu. 14 yaşına kadar Teklerde yarışmalara giren Volosozhar, daha sonra Çiftlere geçmeye karar verdi.
.
.
İlk partneri Petr Kharchenko idi. ISU Junior Grand Prix serisinde üç gümüş, bir bronz madalya kazanan çift, 2004 yılında Ukrayna şampiyonu oldu. Volosozhar/Kharchenko ikilisi, 2004 yılında Dünya Gençler Şampiyonasında beşinci, Dünya Şampiyonasında da 14. sırayı elde etti. İkiliyi Stanislav Morozov çalıştırıyordu.
Volosozhar, 2004’de Stanislav Morozov’un teklifi üzerine Kharchenko ile kaymayı bıraktı ve onunla kaymaya başladı. İlk sezonlarında Üniversite Kış Oyunlarında (2005) gümüş madalya kazanan yeni çift, 2005 Avrupa Şampiyonasını beşinci sırada tamamladı. 2005 Karl Schafer Memorial yarışmasında altın madalya kazanan Volosozhar/Morozov ikilisi, 2006 Kış Olimpiyatlarında 12. oldu. Haziran 2008’de antrenör değiştirerek Almanya’da Aliona Savchenko/Robin Szolkowy ikilisinin antrenörü Ingo Steuer ile çalışmaya başlayan ikili, 2008 Cup of China yarışmasında gümüş, 2008 Cup of Russia yarışmasında bronz madalya kazandı. İkili, 2009 Avrupa Şampiyonasında dördüncü, 2009 Dünya Şampiyonasında da altıncı sırayı aldı. Çift, 2009 Cup of China’da bronz, 2009 Skate America yarışmasında da gümüş madalya kazandı. Volosozhar/Morozov çifti, 2010 Avrupa Şampiyonasında dördüncü olduktan sonra 2010 Kış Olimpiyatlarında da sekizinci sırayı elde etti. Olimpiyatlardan sonra buz pateninde sporculuk hayatını sona erdiren Morozov’un bu kararı nedeniyle Volosozhar 2010 Dünya Şampiyonasına katılamadı.
Volosozhar/Morozov ikilisi, 2005, 2007, 2008 ve 2010’da olmak üzere dört kez Ukrayna şampiyonu oldu.
.
.
Buz patenine dört yaşındayken başlayan Volosozhar’ın annesi bu sporu çok severmiş. Gençliğinde patenci olmayı istemiş ama koşullar elvermediğinden bu hayali gerçeğe dönüşmemiş… “Annem beni ve kız kardeşimi buz pistine götürdü. Sonra beni bir kursa yazdırmak istedi ama önce beni almak istemediler. Şişman olduğumu ve bu nedenle, bu spora uygun olmadığımı söylüyorlardı. Beni teste aldılar. Ben testte de iyi bir izlenim bırakmadım. Üç aylık bir deneme için beni kabul edeceklerini ve bu sürede gelişmemi izleyeceklerini belirttiler. Sonunda kabul edildim işte” diye anlatıyor Volosozhar patene nasıl başladığını…
Maxim Trankov, 7 Ekim 1983’de Rusya’nın Perm kentinde doğdu. Trankov, önce Natalia Shestokova, sonra da Irina Ulianova ile kaydı. 2003 yılında Maria Mukhortova ile kaymaya başladı. Antrenörleri Antrenörleri Oleg Vassiliev’di daha önce de Artur Dmitriev ve Tamara Moskvina tarafından çalıştırılmışlardı.
Mukhortova/Trankov çifti, ilk sezonlarında Junior Grand Prix finali ve 2004 Dünya Gençler Şampiyonasında bronz madalya kazandı. Çift, bir sonraki sezon da Junior Grand Prix Finali ve 2005 Dünya Gençler şampiyonu oldu. İkili, 2006 Dünya Şampiyonasını 12. sırada bitirdi. 2005-2006 sezonundan sonra antrenörleri Nikolai Velikov’dan ayrılan Mukhortova/Trankov ikilisi, Tamara Moskvina ile çalışmaya başladı ancak Ağustos 2006′da yeni bir değişiklik yaparak Artur Dmitriev’in öğrencisi oldu. Bu da yetmedi ve ikili, Aralık 2006′da bu kez de Oleg Vassiliev’in önderliğinde çalışmaya başladı. Bu değişiklik onlara 2007 Rusya Şampiyonasında altın madalya getirdi.
İlk kez 2008’de Avrupa Şampiyonasına giren Mukhortova/Trankov çifti, gümüş madalya elde etti. 2009 ve 2010 Avrupa şampiyonalarında da bronz madalya elde eden çift, aynı başarıyı Dünya Şampiyonalarında gösteremedi. En iyi dereceleri 2010’da Dünya dördüncülüğü oldu.
2001 Rusya Şampiyonasının sürprizi, 2003 yılında bir araya gelen Maria Mukhortova/Maxim Trankov çiftinin ayrılması ve ayrı partnerlerle yarışmaya katılması oldu.
.
.
Çiftler yarışmasını izleyenler belki de gözlerine inanamadılar. Maxim Trankov, Ukraynalı Tatiana Volosozhar ile yarışmaya katılırken, Maria Mukhortova da Fransız Jerome Blanchard ile yarışmaya girmişti.
Mukhortova ile Trankov, 2010 Dünya Şampiyonasından sonra ayrılmaya karar vermişti. Önceden imzalanmış sözleşmeler gereği Nisan ayı sonlarına kadar birlikte gösterilerde kaymaya devam ettiler.
Çift, daha ayrılmadan önce Mart 2010′da, Trankov’un Ukraynalı Tatiana Volosozhar ile kaymaya başlayacağı yolunda söylentiler çıkmaya başlamış ancak bu söylentiler doğrulanamamıştı.
2006′dan bu yana Volosozhar ile kaymak istediğini saklamayan Trankov, Mart 2010′da Stanislav Morozov’dan gelen bir telefonla hayalini gerçeğe dönüştürdü. Tatiana’nın yeni bir partner aradığını söyleyen Morozov’un teklifini hemen kabul eden Trankov, böylece 2011 Rusya Şampiyonasında ilk kez uluslararası paten camiasının önüne Volosozhar’la birlikte çıktı. Bu beraberlik hemen meyvasını verdi ve 2010 Dünya üçüncüsü ve 2010 Rusya Şampiyonu Yuko Kavaguti/Alexander Smirnov ikilisini geride bırakarak altın madalya kazandı.
Mukhortova da, daha önceki eşi Sabrina Lefrançois’dan ayrılan Fransız Jerome Blanchard ile eşleşti ve Rusya Şampiyonasında yedinci oldu.
2003 yılında başlayan ve fırtınalı bir spor hayatı geçiren Mukhortova ile Trankov, böylece spor hayatlarına yeni partnerlerle devam edecek…
.
Daisuke Takahashi
Daisuke Takahashi, Dünya Şampiyonalarında altın madalya kazanan ilk Japon erkek patenci olarak tarihe geçti. Bu kadar mı? O aslında hiç aklından geçirmediyse de, hep “ilk”lerin adamı oldu…
Nedir bunlar? Önce 2010 Dünya Şampiyonasında altın madalya kazanarak tarihe geçmesinin ötesinde Dünya Gençler Şampiyonasında (2002) gümüş madalya kazanan ilk Japon erkek patenci, Dünya Şampiyonasında (2007) gümüş madalya kazanan ilk erkek Japon patenci ve Kış Olimpiyatlarında (2010 Vancouver – bronz) madalya kazanan ilk Japon erkek patenci oldu.
Takahashi, gülümseyerek, “Tarih yazmak hiçbir zaman aklımdan geçmedi. Ben sadece işimi iyi yapmak istiyordum, sonuçlar arkadan geldi. Bir bakıma da şanslıydım. Tarih yazdığım için kendimle gurur duyuyorum. Efsane haline gelmeyi umuyorum” diyor.
Yeteneği, güçlü tekniği ve artistik yanı Takahashi’yi yarışmalarda hep madalya adayı konumuna getirse de, 24 yaşındaki patenci, geçen sezon yarışmalardan uzak kaldı. 2008 Ekim ayında bir antrenman sırasında sağ dizinin çapraz bağlarındaki meydana gelen sakatlık, 2008-2009 sezonunda onun pistlerden uzak kalmasına yol açtı.
Sakatlığı sırasında yarışmaları televizyondan izlemek zorunda kalan Takahashi, belki de Olimpiyat hayallerinin son bulduğunu düşünüyordu. “Sakatlığım yüzünden Dünya Şampiyonalarında bir daha kayamayacağımı düşünüyordum” diyor genç patenci ve ekliyor: “Sakatlıktan sonra geri dönmek zor oldu. Bu her zaman zordur ama Japonya Şampiyonasından önce olması (2009 Aralık) özellikle zor oldu. Kayarken zorlanmıyordum ama atlayışlara başlayınca eskisi gibi olmadıklarını fark ettim. Sanki bedenim değişmişti. Eskisi gibi kontrol edemiyordum ama tabii ki hiçbir şey değişmemişti…”
Takahashi, Eylül 2009’da bütün atlayışlarını kaybetmişti; hiçbirini yapamıyordu. “Kendimi boş hissediyordum. Korkunç anlardı onlar. Aralık ayındaki Japonya Şampiyonasına kadar atlayışları yeniden yapabilmek için zorlu bir mücadele verdim” diyor.
Takahashi, iyileşme sürecinde buz patenini bırakmayı bir ara düşündüğünü ancak çevresinden bırakmaması konusunda telkinler yapıldığını belirtiyor. “Ben yarışmacıyım. Vazgeçmek ve başarısız olmak istemiyordum. Dolayısıyla kendimi zorladım” diye anlatıyor Japon patenci o günleri…
Takahashi’nin istikrarsız durumu, Sonbahar aylarındaki ISU Grand Prix yarışmalarında açıkça görülüyordu. Skate Canada yarışmasında iyi kaymış ve ikinci olmuştu ama NHK Trophy ile ISU Grand Prix final yarışmasında performansı güven vermiyordu. Ancak Aralık ayında (2009) dördüncü kez Japonya şampiyonu olmayı başarıyordu.
Takahashi, Vancouver’de Kış Olimpiyatları sırasında mücadeleci ruhunu bir kez daha sergiledi. Japon patenci, kısa programda iyi bir performans sergiledikten sonra üçüncü sırada bulunuyordu. Diğer rakipleriyle puan farkı son derece azdı. Bu nedenle, serbest programda dörtlü toeloop’u deneme riskini göze aldı ancak düştü. Bu da önemli bir puan kaybına hatta belki de daha iyi bir derece elde etmesine mal oldu. Ama Takahashi, bundan pişmanlık duymuyor ve “Benim için, ideal bir performans içinde dörtlü atlayış bulunmalıdır. Başarısız kalmış olsam da, benim açımdan önemli bir meydan okuyuştu” diyor.
Takahashi, 2010 Dünya Şampiyonasında da böyle bir risk aldı. Kısa programda birinci sırada bulunan Japon patenci, serbest programına dörtlü flip ile başlamayı denedi. Dörtlü flip, henüz hiçbir yarışmada başarıyla yapılmış bir atlayış değildi. Ancak dörtlü flip’in inişi çift ayak üzerine olduğu ve eksik tur döndüğü gerekçesiyle Takahashi önemli bir puan kaybına uğradı. Ama o, yine de durumdan memnun görünüyor. “Ben sadece dörtlü atlayış yapma peşinde değilim ama sakatlıktan önce aynı programda iki dörtlü atlayış yapabiliyordum. Bütün isteğim, sakatlıktan önceki düzeyine gelebilmekti” diyor Takahashi.
Japon patenci, 2008 Dört Kıta Şampiyonasında serbest programda iki dörtlü atlayış yapmış ve 175.84 puan almıştı. Evgeni Plushenko’nun 2006 Kış Olimpiyatlarında serbest programda elde ettiği 167.67 puanı önemli bir farkla geride bırakan bu skor, hâlâ en yüksek serbest program puanı olma niteliğini koruyor.
2010 Dünya Şampiyonasında altın madalya kazanmak, aslında Takahashi için “sürpriz oldu” dense yeridir. Japon patenci, Dünya Şampiyonasında yarışacağından bile emin olmadığını ve Olimpiyatlardan sonra sezonun kendisi için bitmiş gibi hissettiğini anlatıyor ve “Motive bile olmamıştım, belki de bu rahatlık nedeniyle böyle iyi bir sonuç elde ettim. Serbest program sırasında hiçbir şeyi aklıma getirmedim. Kendimi boş gibi hissediyordum. Kazanmak ya da kaybetmek gibi bir düşünce yoktu kafamda. İyi kaymak vardı aklımda. Şeref kürsüsü ise ayrı bir konu… Kazanacağımı hiç aklıma getirmemiştim. Ne kadar şanslı olduğumu düşündüm o anda” diyor gülerek…
Takahashi’nin ifade gücü yüksek olarak değerlendirilen kısa programının koreografisini Japon akordeoncu Coba’nın eseri “Eye” üzerine Kenji Miyamoto hazırladı. Miyamoto, eski bir buz dansçısı… Takahashi, “Lise yıllarımdan beri Coba’nın bir parçasıyla kaymak isterdim. Kenji Miyamoto, bana tam da kafamda olan bu parçayı teklif etti” diyor.
Yine eski bir buz dansçısı olan İtalyan Pasquale Camerlengo da, serbest programının koreografisini Nino Rota’nın “La Strada” adlı eseri üzerine oluşturdu. Takahashi’nin, koreografileri için iki eski buz dansçısından yararlanması alında bir rastlantı değil çünkü Buz Dansı onun pek de bilinmeyen aşkı… Küçük yaşlarında efsanevî Rus çifti Oksana Grishuk/Evgeni Platov ve Fransız Marina Anissina/Gwendal Peizerat ikilisini seyrederdi.
Miyamoto ve Camerlengo ile işbirliği çok verimli olsa da, Takahashi gelecek sezon için koreografilerini kimin yapacağı konusunda henüz bir karara varmış değil. “Değişik tarzları denemeyi çok seviyorum ve henüz denemediğim o kadar çok şey var ki… Gelecek yıl daha değişik bir şey olmasını istiyorum. Bu, belki de yeni koreograflarla olacak. Kafamda henüz açıklığa kavuşmuş bir plan yok. Sadece değişik bir şey olmasını istemem kesinleşti” diyor.
Takahashi’nin gelecek sezon için dikkati kendi ülkesinde, Tokyo’da düzenlenecek 2011 Dünya Şampiyonasına çevrildi. “Ondan sonra ne olacağını henüz bilmiyorum. O şampiyonada elde edeceğim sonuçtan memnun kalmazsam, buz patenine devam edebilirim, sonra bir bakmışsınız ki, 2014 Soçi (Kış Olimpiyatları) gelivermiş…” diye konuşuyor.
.

.
Takahashi, yeni neslin baskısını da hissetmiyor değil… “Gençler çok iyi geliyor. Bunların arasında 2010 Dünya Gençler şampiyonu olan Yuzuru Hanyu da var. Şu anda bulunduğum yerden memnun olmayabilirim ama her zaman bu genç patencilerin tehdidi altında kalacağım” diye konuşuyor büyük bir samimiyetle.
Genç patenciler, onun için ne denli tehdit olursa olsun, Takahashi şimdilik yeni kuşak Japon patencilerinin örnek aldığı ve onun gibi olmak istediği patenci konumunda bulunuyor. Bu da bir gerçek…
Takahashi, sakatlığının tedavisi için ameliyat olması nedeniyle bir buçuk yıl zorunlu olarak yarışmalardan uzak kalmadan önce, en son girdiği 2008 Dünya Şampiyonasına katılmıştı. Japon patenci, Ekim (2009) başındaki Finlandia Trophy yarışmasıyla yeniden pistlere döndü.
İlk kez 2002’de Dünya Gençler Şampiyonasına katılan Takahashi, yarışmadan altın madalya kazanarak çıktı. O yıl Büyüklerde yarışmaya başlayan Japon patenci, henüz belli bir istikrara ulaşmamış olduğu için o sezon ciddî bir rakip olamadı. Aralık 2005’te yapılan 2006 Japonya Şampiyonasında altın madalya kazanan Takahashi, 2006 Torino Kış Olimpiyatlarına katıldı ve sekizinci sırayı elde etti. Bu yarışma onun için dönüm noktası oldu ve ondan sonra üst sıralara tırmanmaya başladı.
2005 yılında Rus antrenör Nikolai Morozov’la çalışmaya başlayan Japon patenci, 2009 Skate America yarışmasında altın, 2009 ISU Grand Prix finalinde de bronz madalya kazandı ve 2010 Japonya Şampiyonasında birinciliği elde etti.
2006 Kış Olimpiyatlarında hayal kırıklığı yaratan sekizincilikten sonra ISU Grand Prix yarışmalarından NHK Trophy’de altın madalya kazanan ve ISU Grand Prix finalinde ikinci olan Takahashi, yine Japonya Şampiyonasında altın madalya kazandı.
Nikolai Morozov’un gözetiminde çalışmak, Takahashi’nin kendine güven kazanmasını ve kafaca daha hazır hale gelmesini sağlamıştı. 2007 Dünya Şampiyonasında gümüş madalya kazanan Japon patenci, 2008 Dört Kıta Şampiyonasında elde ettiği 264.41 puanla en yüksek toplam puan rekorunu ele geçirdi. Herkes ondan 2008 Dünya Şampiyonasında altın madalya kazanmasını beklerken o, ancak dördüncü oldu.
Takahashi, Mayıs 2008’de, Japonya Buz Pateni Federasyonunun Morozov’un en önemli rakibi olan Nobunari Oda’yı da çalıştıracağını duyurmasından bu durumu kabullenemedi ve Morozov’la yollarını ayırarak 10 yıllık antrenörü Utako Nagamitsu’ya geri döndü.
Takahashi, “Nikolai iyi bir antrenör ama Oda, başlıca rakibim. Birlikte çalışmak zor olur” diyordu.
Morozov, birlikte çalıştıkları üç yılda Takahashi’yi yetenekli ama istikrarsız bir patenci konumundan Dünya ikincisi olabilen bir patenci durumuna getirmişti.
Takahashi, Ekim 2008’de, katılacağı Cup of China ve NHK Trophy yarışmaları öncesinde antrenmanda üçlü axel çalışırken sağ dizinden sakatlandı ve yarışmadan çekildi. Takahashi, dizindeki menüsküsün tedavi edilmesi ve bağ dokusunda oluşan tahribatın giderilmesi için Kasım 2008’de ameliyat edildi. Uzun bir iyileşme ve dinlenme süreci geçiren Japon patenci, bu süreçte 2009 yılındaki yarışmalardan uzak kaldı.
2009 Nisan ayında antrenmanlara yeniden başlayan patenci, ancak Haziran ayında atlayışları çalışmaya başlayabildi. Takahashi, artık üçlü axel ve üçlü-üçlü kombinasyonları yapabilir hale geldi. Daha sonra da dörtlü atlayışları çalışmaya başlayan Takahashi, serbest programına dörtlü atlayış da ekledi. Artık ağrısı kalmayan ve yaptığı egzersizlerin dizine eski gücünü ve esnekliğini verdiğini düşünen Japon patenci, yarışmalara hazır hale geldi.
Takahashi, sakatlanmadan önce hazırlanan iki programı da muhafaza etti. Bunlar “Eye” ve “La Strada” adlı eserlerdi.
Kansai Üniversitesinde öğrenci olan Takahashi, Japonya’nın Okayama kentinde 16 Mart 1986’da doğdu. Takahashi, sekiz yaşındayken buz patenine başladı. Evlerinin yakınlarında bir buz pateni salonu yapılması, onun bu spora başlamasını sağladı. Annesi aslında buz hokeyi oynamasını istiyordu ancak hokeyin koruyucu ağır malzemesinden sıkılan küçük Daisuke buz patenini tercih etti.
Daisuke Takahashi ya da kısa adıyla Dai-chan, Kış Olimpiyatlarında madalya kazanan ilk Japon erkek patenci olarak tarihe geçti.
DERECELERİ:
2010 – Dünya Şampiyonası – 1
2010 – Kış Olimpiyatları – 3
2009 – Grand Prix Finali – 5
2009 – Skate Canada – 2
2009 – NHK Trophy – 4
2009 – Finlandia Trophy – 1
2008 – Japan Open – 4
2008 – Dünya Şampiyonası – 4
2008 – Dört Kıta Şampiyonası – 1
2008 – Japonya Şampiyonası – 1
2007 – Grand Prix Finali, Torino – 2
2007 – NHK Trophy – 1
2007 – Skate America – 1
2007 – Dünya Şampiyonası – 2
2007 – Japonya Şampiyonası – 1
2007 – Üniversite Kış Oyunları – 1
2007 – Grand Prix Finali, St. Petersburg – 2
2006 – NHK Trophy – 1
2006 – Skate Canada – 2
2006 – Kış Olimpiyatları – 8
2006 – Japonya Şampiyonası – 1
2006 – Grand Prix Finali, Tokyo – 3
2005 – Japan International Challenge – 2
2005 – NHK Trophy – 3
2005 – Skate America – 1
2005 – Dünya Şampiyonası – 15
2005 – Dört Kıta Şampiyonası – 3
2005 – Japonya Şampiyonası – 6
2005 – Üniversite Kış Oyunları – 1st
2004 – Trophée Eric Bompard – 11
2004 – Dünya Şampiyonası – 11
2004 – Dört Kıta Şampiyonası – 6
2004 – Japonya Şampiyonası – 3
2003 – Trophée Lalique – 5
2003 – Skate Canada – 7
2003 – Dört Kıta Şampiyonası – 13
2003 – Japonya Şampiyonası – 4
2002 – NHK Trophy – 8
2002 – Dünya Gençler Şampiyonası – 1
2002 – Japonya Şampiyonası – 5
2002 – Japonya Şampiyonası, Gençler – 1
2001 – Junior Grand Prix Finali – 4
2001 – Junior Grand Prix (Japan) – 1
2001 – Junior Grand Prix (Bulgaristan) – 2
2001 – Japonya Şampiyonası, Gençler – 4
2000 – Junior Grand Prix (Çin) – 9
2000 – Junior Grand Prix (Ukrayna) – 8
2000 – Japonya Şampiyonası, Gençler – 3
.
Akiko Suzuki
Kadınlarda patenciler genellikle başarıya onlu yaşlarında ulaşırlar. Bazıları, Olimpiyatlarda altın madalya kazanmışsa, yarışmalardan çekilir. Buna örnek 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatlarının şampiyonu Amerikalı Sarah Hughes ile 1998 Nagano Kış Olimpiyatlarının şampiyonu Amerikalı Tara Lipinski ya da 1994 Lillehammer Olimpiyatlarının şampiyonu Ukraynalı Oksana Baiul’dur.
Bazıları da, bir ara verir ama sporu bırakmaz ve bu arada madalya kazanmaya devam eder. Bunun örnekleri de Alman Katarina Witt, Amerikalı Michelle Kwan ve Rus Irina Slutskaya’dır.
Diğer bazıları da istisna teşkil eder. Yıllar boyu yarışır ve birdenbire potansiyellerini açığa çıkarıp madalya kazanmaya başlar. Bunun örneği de, Japon Akiko Suzuki’dir.
Suzuki, uzun zamandır bu pateni yapıyor ama son yıllarda Japonya’nın özellikle Kadınlarda önemli bir güç haline gelmesinden bu yana Mao Asada, Miki Ando, Shizuka Arakawa, Fumie Suguri, Yukari Nakano gibi önemli patencilerin arasından sıyrılıp Dünya ya da Olimpiyat takımına girme fırsatı bulamıyordu.
Ancak Suzuki vazgeçmedi. İlk ISU Grand Prix madalyasını (2008 NHK Trophy – gümüş) kazandığında 23 yaşındaydı. 24 yaşına geldiğinde (2009) ilk kez ISU Grand Prix final yarışmasına katılma hakkını elde etti ve bronz madalya kazandı. Daha sonra da 2010 Japonya şampiyonasında, Dünya Şampiyonası ve Olimpiyatlara gidecek takıma girme hakkını kazandı. Ayrıca, ilk kez 2010 Dört Kıta Şampiyonasında (gümüş) madalya aldı.
Suzuki, dokuz yıl önce iniş-çıkışlarla dolu bir paten hayatı olan genç bir sporcuydu. 2001 Dünya Gençler Şampiyonasında yedinci, olmuş ama aynı yıl Junior Grand Prix yarışmalarında iki madalya (altın ve bronz) kazanmış, 2002 Junior Grand Prix finalinde de bronz madalya elde etmişti.
Sonra? Sonra yükselişi durdu. Daha kötü sonuçlar almaya başlayan Suzuki, 2003-2004 sezonunda yarışmalara girmedi. Tekrar yarışmalarda göründüğünde yemek düzensizliğinden (Anorexia) sıkıntı çektiğini açıkladı.
Yetenekli genç bir patenci olan Suzuki, anorexia yüzünden ara vermek zorunda kaldığında annesi babası ona çıkışmıştı: “Unut artık buz patenini, sağlığını yeniden kazanmalısın…” diyorlardı ona.
Bu durum onu çok üzmüştü. Buz Pateni onun her şeyiydi, onsuz olamazdı ki… Anorexia’dan muzdarip olanlardan çok şey duydum. Gelen mektuplarda da ne zaman yarışmalara geri döneceğim soruluyordu. Bunlar bana güç ve umut verdi” diyor genç patenci o günler için ve ekliyor: “Bir yıl kayamadım. Kayamadığım zaman anladım ki paten benim için çok önemliydi. Tekrar başladığımda Miki (Ando) ve Yukari (Nakano) ile kayıyordum. Onlar gibi olmayı istiyordum. Zamanla kendime güvenimi kazandım” diyor.
Suzuki, yeniden patene başlamasında antrenörleri Hiroshi Nagakubo ve Yoriko Naruse’nin önemli payı olduğunu belirtiyor ve “Antrenörlerim ve çevremdekiler, beni teşvik etti ve bugün bulunduğum yere gelmemi sağladı. Açıkçası, girdiğim her yarışmada bir derece almak istiyordum ama esas beni güçlü kılan buz patenine olan sevgimdi” diye ekliyor.
Suzuki, uluslararası planda, 2007 Kış Üniversite Oyunlarında kazandığı altın madalya ile yeniden görünmeye başladı ve 2007 ve 2008’de Golden Spin, Aegon Challenge Cup ve Finlandia Trophy gibi yarışmalarda altın madalya almaya devam etti. Daha sonra da, 2008 NHK Trophy yarışmasına katıldı. Artık kendisini Japonya’da ve Dünyada göstermişti ama hâlâ süper yıldızlar Asada ve Ando’nun gölgesinde kalıyordu.
“Japonya’da önceleri buz pateni bu kadar popüler değildi, şimdi bütün gözler Miki ve Mao’da ama benim için de her şey yavaş yavaş başlıyordu. Daha az tanınmak pek de umurumda değildi. Böylesi daha iyiydi çünkü sakin kalabiliyordum” diyor Suzuki gülümseyerek…
Akiko Suzuki, 2000’li yılların başında başarılı bir genç patenci olarak göze çarpmıştı. 2003-2004 sezonunda yarışmalara girmemesi onda moral bozukluğu yaratmıştı. Artistik bakımdan nefes kesici bir genç patenci olarak görüyordu hayranları onu ve yarışmalara yeniden dönmesini sabırsızlıkla bekliyordu.
2005 ve 2006 Japonya Şampiyonalarında 12. olan Suzuki, 2007’de Japonya Şampiyonasında onunculuğuna yükseldi. 2008’de beşinci, 2009’da dördüncü olan Suzuki, 2010 Japonya Şampiyonasında da ikinci olarak gümüş madalya kazandı.
Beklenen oldu. Suzuki, 2007’de Zagreb’deki Golden Spin yarışmasını kazandı. 2008 Japonya yarışmasında beşinci olması, ona 2008-2009 sezonunda Japonya’nın A millî takımında yer almasını sağladı.
2008 NHK Trophy yarışmasına katılması öngörüldü. Suzuki, önce 2008 Finlandia Trophy yarışmasında altın madalya kazandı, sonra da 2008 NHK Trophy’de gümüş madalya elde etti. 2009 Japonya Şampiyonasında dördüncü olması, 2009 Dünya Şampiyonasında yedek patenci olmasını sağladı. Vancouver’de düzenlenen 2009 Dört Kıta Şampiyonasına katıldı ve sekizinci sırayı aldı. Suzuki, Dört Kıta Şampiyonasına en son 2002’de katılmış ve yine sekizinci olmuştu.
Japonya Şampiyonalarında gösterdiği çıkışı 2009-2010 sezonunda uluslararası planda göstermeyi başardı. Başarılı bir dönem geçiren Suzuki, yeni sezona 2009 Cup of China yarışmasıyla başladı.
Kısa programda dördüncü olan Suzuki, serbest programda gösterdiği mükemmel denebilecek bir performansla birinciliğe yükseldi ve altın madalya kazandı. Bu, onun Grand Prix yarışmalarındaki ilk altın madalyası olarak tarihe geçti. 2009 Skate Canada, ilk yarışma kadar başarılı değildi. Kısa programdaki beşincilikten sonra yine serbest programda yedi üçlü atlayış yaparak sergilediği iyi performansla üçüncü oldu ve bronz madalya elde etti.
Bu iki sonuç, onun ilk kez ISU Grand Prix final yarışmasına girmesini sağladı ve finalde de Güney Koreli Yu-Na Kim ve yurttaşı Miki Ando’nun ardından üçüncü olarak bronz madalya kazandı.
Sıra gelmişti 2010 Japonya yarışmasına… Çok önemliydi bu yarışma. İlk kez Kış Olimpiyatlarına gidip gidemeyeceği bu yarışmada belli olacaktı. Olimpiyatlara katılma hakkını kazanmak kolay olmadı Suzuki için. Dramatik bir yarışma sonunda Yukari Nakano’yu geçerek takıma girdi. Olimpiyat takımındaki üç kişilik yer için kendisinin de aralarında bulunduğu beş aday vardı. Aslında iki yer için dört adaydılar. Miki Ando, Dünya Şampiyonu olduğu ve 2009 ISU Grand Prix finalinde ikinci sırayı aldığı için yerini garantilemişti. Sonunda, Suzuki kendisini son kontenjan için Yukari Nakano ile mücadele ederken buldu ve bu mücadeleden Suzuki, Nakano 0.17 puan farkla geçerek galip çıktı. Sonuçlar açıklandığında, Suzuki de, Nakano da, gözyaşlarına boğulmuştu. Biri sevinçten öbürü üzüntüden…
Bu sonuç, ona hem Kış Olimpiyatlarına hem de Dünya Şampiyonasına katılma yolunu açtı. Ama önce, 2010 Dört Kıta şampiyonası vardı. Kısa programda birinci, serbest programda ikinci oldu ve Mao Asada’nın ardından ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Suzuki, madalya kazanmaya bu yarışmada da devam etmiş oldu.
Kış Olimpiyatları onun uzun süreden beri hayaliydi. İlk kez Olimpiyatlara gidiyordu. Kısa programda 11. olan Japon patenci, yine iyi bir serbest program sonrasında yedinci oluyor genel sıralamada sekizinci sıraya yerleşiyordu. Vancouver’de bir hayali daha böylece gerçekleşiyordu.
Sezonun son yarışması Dünya şampiyonasıydı. Olimpiyatlara olduğu gibi Dünya Şampiyonasına da ilk kez katılıyordu. Kısa programda 20. oldu. Serbest program sonrasında dokuz basamak yükselen Suzuki Dünya Şampiyonasını 11. sırada tamamladı.
Torino’daki Dünya Şampiyonasının son gününde 25 yaşına dolduran Suzuki, hem duygulu, hem de coşkulu bir yapıya sahip. Bu, özellikle iyi kaydığı yarışmalardan sonra otaya çıkıyor ve gülümsemesi adeta bütün salonu aydınlatıyor.
Suzuki, Olimpiyat sezonunda programları için İrlanda müziği ve Batı Yakası’nın Hikâyesi filminin müziğini seçti. “Serbest programımın koreografisini Shae-Lynn Bourne hazırladı. Onların (Bourne/Kratz) Riverdance (serbest dans) programından çok etkilenmiştim. Tango aslında benim tarzım ama Batı Yakası’nın Hikâyesi de, benim için yeni ve farklıydı. Serbest program için beş aday vardı, ben Batı Yakası’nın Hikâyesini seçtim” diye anlatıyor Japon patenci.
Suzuki, adım dizilerinin güçlü yanı olduğunu düşünüyor ve Şubat 2010’da Dört kıta Şampiyonasında adım dizilerinin zorluk derecesi dört olarak belirlendiğinde gurur duyduğunu anlatıyor. “Spinler diyor, benim zayıf yanım. Çok yavaş dönüyorum…”
Suzuki, Nagoya’da haftada altı gün, günde 3-5 saat arasında antrenman yapıyor. Buz dışında da Yoga ile meşgul oluyor. Haftada sadece bir günü boş…
Japon patenci çocukluğunda yüzme, piyano çalma, hat sanatı ve buz pateni gibi farklı konularda faaliyet göstermiş. Ancak buz pateni onu çok sarmış. Gençliğinde, kendisine örnek aldığı patencinin beş kez Dünya şampiyonu olan Michelle Kwan olduğunu söylüyor.
Suzuki’nin yarışmalara yanında götürdüğü bir uğuru var. Hindistan fili heykelciğini yanından hiç eksik etmiyor. “Hep yanımdadır diyor, ne zaman kendimi gergin hissetsem elime alırım…” Issız bir adaya yanında götüreceği üç şeyi sayarken hiç tereddüt etmiyor: Müzik, yiyecek ve fil heykelciği…
28 Mart 1985’te Aichi kentinde doğan Suzuki, Buz Patenine başladığında altı yaşındaydı.
İlham kaynağının 1994 Dünya şampiyonu Shizuka Arakawa olduğunu (2006 Kış Olimpiyatları şampiyonu) açıkça söyleyen Suzuki, Arakawa’nın Dünya şampiyonu olmasının, kendisinin patene geri dönmesinde önemli bir etken olduğunu gizlemiyor.
25 yaşındaki patenci, gelecek sezonda da kaymayı düşünüyor. Amacı, 2011’de Tokyo’da yapılması düşünülen Dünya Şampiyonasında kayabilmek. Ama sonrası için de planları hazır sayılır. “Gelecekte, gösterilerde kaymak ve kendimi koreografi yapmaya adamak istiyorum” diyor.
Koreografi konusunda Shae-Lynn Bourne’u örnek alıyor. Çalışması, buz patenine sevgisi ve buzdaki karakteriyle Suzuki’nin başarılı bir koreograf olmasına hiçbir engel yok…
Dereceleri:
2010 – Dünya Şampiyonası – 11
2010 – Kış Olimpiyatları – 8
2010 – Dört Kıta Şampiyonası – 2
2009 – Grand Prix Finali – 3
2009 – Skate Canada – 5
2009 – Cup of China – 1
2009 – Yeni Zelanda Kış Oyunları – 1
2009 – Dört Kıta Şampiyonası – 8
2009 – Japonya Şampiyonası – 4
2008 – NHK Trophy – 2
2008 – Finlandia Trophy – 1
2008 – Nebelhorn Trophy – 3
2008 – AEGON Challenge Cup – 1
2008 – Japonya Şampiyonası – 5
2007 – Golden Spin – 1
2007 – Üniversite Kış Oyunları – 1
2007 – Japonya Şampiyonası – 10
2006 – Japonya Şampiyonası – 12
2005 – Golden Spin – 7
2005 – Üniversite Kış Oyunları – 8
2005 – Japonya Şampiyonası – 12
2003 – Mladost Trophy – 1
2003 – Japonya Şampiyonası – 9
2002 – Junior Grand Prix Finali – 3
2002 – Junior Grand Prix (Çin) – 5
2002 – Junior Grand Prix (Arizona) – 1
2002 – Dört Kıta Şampiyonası – 8
2002 – Japonya Şampiyonası – 4
2001 – Junior Grand Prix (Japonya) – 1
2001 – Junior Grand Prix (Çek Cum.) – 3
2001 – Dünya Gençler Şampiyonası – 7
2001 – Japonya Şampiyonası – 4
2000 – Junior Grand Prix (Norveç) – 8
2000 – Junior Grand Prix (Ukrayna) – 6
1999 – Junior Grand Prix (İsveç) – 7
.


















bir yorum yazın