ARTİSTİK BUZ PATENİ

Brian Joubert

Posted in Sahne Işıkları by ursuspolaris on 11 Kasım 2009

Brian Joubert, bu sezona sıkıntılı başladı. İki görünümü vardı. Kendine güvensiz, gergin ve bundan dolayı yarışmalarda sıkıntı çeken Joubert ile kendine güvenen, güçlü patenci özelliği gösteren, ne yapması gerektiğini bilen ve kazanan Joubert…

Joubert’in birinci görünümü Trophée Eric Bompard (dördüncü), ikinci görünümü de NHK Trophy’de (birinci) ortaya çıktı. Aralık ayında yapılacak ISU Grand Prix finaline katılabilir mi, katılamaz mı henüz belli değil. Son iki yarışmadan (Skate America ve Skate Canada) sonra belli olacak durumu.

brian_joubert_09_nhk_lp_1Joubert, Paris’teki yarışmada, özellikle kısa programda kötüydü. Dördüncü oldu. “Büyük hayal kırıklığıydı. Aslında, üzerimdeki baskı yüzünden Paris’te yarışmak istemiyordum. Trophée Bompard’dan sonra kendimi çok yorgun hissettim. Bir hafta buza çıkmadım” diyor Joubert.

Bir haftalık dinlenme Fransız patenciye iyi gelmiş olmalı ki NHK Trophy’de farklı bir Joubert vardı. “NHK’dan önceki hafta boyunca iyi çalıştık” diyor Joubert. Üç kez Avrupa şampiyonluğunu elde eden patenci, antrenmanlarda iyi göründü, dörtlü toeloop atlayışı çok sağlamdı ve ayrıca dörtlü salchow attı.

Joubert, mükemmel olmasa bile, her iki programında da dörtlü toeloop yaptı ve genel olarak iyi kaydı. “Bu yarışmada, diyor Joubert, esas amacım şampiyon olmak değildi. Amacım, kendime güvenimi yeniden kazanmaktı. Trophée Bompard’daki hayal kırıklığı, kendimi kaybolmuş gibi hissetmeme yol açtı. Ne yapacağımı bilemedim. Bu yarışma (NHK) kendime gelmem için önemliydi. Hedefim, iki programı da hatsız kaymaktı. Fazla risk almadım. İki dörtlüyü de (toeloop ve salchow) yapmalıydım diye düşünüyorum. Çünkü antrenmanlarda da, yarışmada da iyiydim…”

Joubert, çoğu yarışmada olduğu gibi NHK Trophy’de de son yarışmacı olarak piste çıktı. Bu, ona rakiplerinin ne yapıp yapmadığını görme olanağı sağlıyor. “Puanlarını gördüm ve bazı hatalar yapmış olmalılar diye düşündüm. Onları kayarken seyretmedim. Sebebi de, sadece kendi programıma dikkatimi toplamaktı” diye konuşuyor Joubert.

Aslında Joubert, rakiplerinin programlarına nasıl başladıkları izliyor ve gerekirse ona strateji değiştirebiliyor. Bunun da, kendisinde gerilime yol açmadığını anlatıyor. Yalnız bu yönetimin zaman zaman ters teptiği de olmuş… En yakın örneği de, 2009 Dünya Şampiyonası… Rakiplerinin dörtlü atlayış yapmadığını gören Joubert, serbest programında bulunan atlayışları değiştirmeye karar verdi. Sonuçta, kendi etti, kendi buldu ve genel klasmanda üçüncülüğe indi. Joubert, ders çıkardığı önemli bir hata olarak hatırlıyor şimdi bunu…

Fransız patenci, Dünya Şampiyonasından hemen sonra, Olimpiyat sezonu için bazı değişiklikler yapmaya karar verdi. Önce, antrenör değiştirdi. 2007’de kendisini Dünya Şampiyonu yapan Jean-Christophe Simond ile yollarını ayırdı ve kendisini 2004’te Avrupa şampiyonu yapan eski antrenörü Laurent Depouilly ile çalışmaya başladı.

Roman Hardiman’ın Ancient Lands’ı üzerine hazırlanan serbest programının koreografisini Albena Denkova/Maxim Staviski ikilisinin yaptığı açıklanınca herkes şaşırdı.

2006 ve 2007’de iki kez Dünya şampiyonu olan Denkova/Staviski çifti, kendi programlarının koreografisine katkıda bulunuyorlardı ama hiç başka bir patenci için, hele Olimpiyatlarda altın madalya peşinde olan biri için koreografi hazırlamamışlardı.

“Onlarla çalıştım çünkü onlar gerçekten iyi dansçı ve yarışmacıydı. Onları her zaman sevmişimdir. Bu onlar için de iyi bir fırsat diye düşünüyorum. Daha önce hiç benim gibi bir patenci için koreografi hazırlamamışlardı. Benim için de, onlar için de, hatta hakemler için de ilginç olacak” diye açıklıyor durumu.

2009 Avrupa şampiyonu Joubert devam ediyor: “Albena ve Maxim’le çalışmak yeni bir şey. Olimpiyat sezonunda yeni bir şey yapmak gerektiğini düşündüm. Bunun riskli olduğunu biliyorum. Onlar da başlangıçta çekingen davrandı. Ama risk almayı severim. Program iyi, daha çok çalışılması gerekiyor. Albena da, Maxim de çok iyi insanlar. Onlarla çalışmak çok güzel oldu. Benim için ellerinden geleni yaptılar…”

Bu yıl farklı olmak, Joubert içim önemli… Ne demek istediğini şöyle anlatıyor: “Yeni serbest programımla sadece atlayış yapan bir patenci olmadığımı göstermek istiyorum. Ben artistik patenci olmak istiyorum. Hedefim hâlâ üç dörtlünün bulunduğu bir serbest program. Ama atlayışlar arasında koreografiyi de iyi sergilediğimi göstermek istiyorum. Bu sebeple, spin ve adım dizilerini geliştirmeye çalışıyorum. Sezon başı bu yüzden benim için zorlu oldu. Daha önce böyle bir şeyi hiç denememiştim. Ama çalışmak ve farklı bir Brian Joubert göstermek istiyorum…”

Altı kez Fransa şampiyonu olan Joubert, NHK Trophy yarışmasında tam formda olmadığını kabul ediyor. “Paris ile Nagano yarışması arasında çok az zaman vardı. Bu nedenle, tam olarak hazır olamadım. Teknik olarak kendimi iyi hissediyordum. Programım daha iyi oldu ama bedenen zordu doğrusu”, diye anlatıyor Joubert.

25 yaşındaki patenci, finallere kadar olan süreyi değerlendireceğini belirtiyor: “Üç hafta var. Bu da yeterli bir süre. Finale kalmak benim açımdan önemli. Avrupa Şampiyonası ve Olimpiyatlar öncesinde ek bir yarışma, ek antrenman olacak…”

Joubert, farklı olmak istiyor, patene bakışı değişmiş ama hedefleri yine aynı… 2002’den beri uluslararası düzeyde yarışıyor. 2002’de Avrupa üçüncüsü olmasından bu yana Avrupa Şampiyonalarında hiç madalyasız kalmadı. Avrupa şampiyonu olmak istiyordu, oldu. Dünya Şampiyonu olmak istiyordu, oldu. Olimpiyat şampiyonu olmak istiyor, henüz olmadı…

brian_joubert_09_teb_spJoubert, şimdilik hedeflerinin sadece sonuncusuna ulaşamadı. 2002 Salt Lake City Olimpiyatlarında 17 yaşındaydı. 14. oldu. 2006 Torino Olimpiyatlarında madalya adayları arasında bulunuyordu ama altıncı oldu. 2010 Vancouver Olimpiyatlarına az kaldı. 2010 Olimpiyatlarında, 2002 ve 2006’da madalya kazanan eski bir rakiple de, Evgeni Plushenko ile de mücadele edecek.

Joubert, Plushenko’nun dönüşünün kendisinde gerginlik yaratmadığını düşünüyor. Tam tersine, Plushenko’nun yarışacak olmasının kendisine ilham verdiğini belirtiyor: “Geri dönmesi iyi oldu. Bu spor için de iyi. Hepimize itici güç olacak” diyerek görüşlerini belirtiyor.

Joubert, dörtlülerin diğer ustalarıyla da mücadele hazırlanıyor. Mevcut patenciler arasında sadece Joubert, önemli bir yarışmada, 2004 Avrupa Şampiyonasında Plushenko’yu geçmeyi başardı.

Joubert, ilk kez buza çıktığında daha dört yaşındaydı. Kız kardeşlerinin izinden gidiyordu. Buz pisti ona değişik gelmişti. Buz hokeyine başladı. Başladı ama artistik patinaja geçmesi fazla uzun sürmedi.

İlk antrenörü olan Véronique Guyon-Degardins, bu yetenekli çocuğu keşfettiğinde, geleceğin şampiyonu olacak o küçük, henüz altı yaşındaydı.

20 Eylül 1984’te Fransa’nın Poitiers kentinde doğmuştu. İki kız kardeşi olan Joubert, ailenin en küçük üyesi ve Jean-Michel ve Raymonde Joubert çiftinin tek erkek çocuğuydu. Buz patenine annesinin gözetiminde başlayan Joubert, bu spora ilgisini şöyle anlatıyor: “Ben, hep buz hokeyi oyuncusu olmayı isterdim. Annem ise beni zorla buz patenine yazdırdı. Buz patenini istemediğim için ilk derste çok gergin ve üzgündüm fakat ilk jumptan sonra buz hokeyinin bir daha lafını etmedim”.

Joubert, Lozan’da 2002’de yapılan Avrupa Şampiyonasından önce Fransa’nın vasat patencileri arasında bulunuyordu. 2002’de Fransızların üç numaralı patencisiydi. 2001’de Fransa Şampiyonasında 14’üncü olmuştu. Bu genç yetenek, buz pateniyle ilgili her şeyi Véronique Guyon’dan öğrendi. Fransa Şampiyonasında üçüncü olduktan sonra ilk kez katıldığı 2002 Avrupa Şampiyonasına “gidiş biletini” onun sayesinde aldı. Kendisine belirlediği hedef, ilk 10 patenci arasından yer almaktı. Ama Joubert, hedefinin çok daha ötesine geçti ve beklenmedik bir dereceye imza attı. Üçüncü olmuş ve bronz madalya kazanmıştı. Şeref kürsüsünün üçüncülük basamağına çıktığında hemen yanı başında artistik patinajın efsaneleşen isimlerinden Rus Alexei Yagudin vardı. Öte yanda ise, yine bir Rus patenci, Alexander Abt, gümüş madalyası boynunda Rus milli marşını dinliyordu. Bu iki patenci de, Joubert’in idolü konumundaydı ama işte şimdi rakip olmuşlar ve sonunda aynı şeref kürsüsünün basamaklarına çıkmışlardı. Katıldığı ilk Avrupa Şampiyonasında bronz madalya kazanan Joubert, Fransa’nın Philippe Candeloro’dan sonra uluslararası arenaya sürdüğü ses getiren ilk patenci oldu. Daha 17 yaşındaydı. Bu patenciye dikkat etmek gerekiyordu; belli ki ileride adından çok söz ettirebilecek bir “yeni yetme” geliyordu buz pistlerine…

Joubert, Avrupa Şampiyonasından üç hafta sonra düzenlenen 2002 Salt Lake City Olimpiyatlarına katılma hakkını da elde etmişti. Ama Avrupa Şampiyonası başka, Kış Olimpiyatlar bambaşkaydı. Joubert, 2002 Olimpiyatlarında 14’üncü oldu ama bu katıldığı son Olimpiyatlar olmayacaktı şüphesiz… Daha o zamandan bir sonraki Olimpiyatları hedef olarak belirlemişti bile… Olimpiyatlardan sonraki Dünya Şampiyonası da çok iyi bir sonuç getirmedi genç patenciye… Nagano’daki 2002 Dünya Şampiyonasında 13’üncü sırayı aldı.

Onun için bir sonraki sezon daha başarılı geçti. Önce Skate America yarışmasını kazandı, ardından Fransa şampiyonu oldu. 2003 Avrupa Şampiyonasında şeref kürsünde bir basamak daha yükseldi ve ikinci olarak gümüş madalya elde etti. Grand Prix finallerinde üçüncülük elde eden Joubert, Washington’daki Dünya Şampiyonasında altıncılığı kazandı. Bütün bu dereceler, önceki sezondan daha iyiydi.

2004 sezonunu niteleyecek bir sözcük aranırsa, “parlak” demek uygun düşer. Cup of China yarışmasında ikinci olan Joubert, NHK Trophy yarışmasında dördüncü oldu ama ISU Grand Prix finallerine katılma hakkını elde edemedi. İşte tam bu sırada, Ekim 2003’te Joubert, antrenör değiştirdi. Kendisini keşfeden, yetiştiren ve uluslararası planda ilk başarılarını elde etmesini sağlayan Véronique Guyon’u bırakan Joubert, Laurent Depouilly’nin gözetiminde çalışmaya başladı. Doğduğu yer olan Poitiers’den ayrılmak istemediği için Laurent Depouilly onun yanına gitti. Fransa Buz Sporları Federasyonu da, Joubert’e danışmanlık yapması için Alexei Yagudin’le anlaştı.  Ancak Yagudin hiçbir zaman düzenli olarak Joubert’in yanında bulunmadı. Joubert, önce Fransa şampiyonu oldu. Sonra da Avrupa Şampiyonası geldi çattı. İyi hazırlanmıştı. Kısa programda ikinci oldu. Rakipler zorluydu. Yagudin artık yarışmalarda yoktu ama onu aratmayacak bir başkası kendisini bekliyordu. Rus Evgeni Plushenko… Plushenko’nun ardından kısa programı ikinci sırada bitiren Joubert, beklenmedik şekilde Plushenko’yu serbest programda geçti ve Avrupa Şampiyonu oldu. İki zorlu Rus rakibi geride bırakmıştı. Kısa zamanda gelen büyük bir başarıydı bu. Merdivenleri tek tek çıkıyordu. Üçüncülükle başlayan Avrupa macerası üç yılda son basamağa gelmiş ve şampiyon olmuştu.

Joubert böylece, 1964’te Fransa’nın Grenoble kentinde düzenlenen Avrupa Şampiyonasında altın madalya kazanan Alain Calmat’dan 40 yıl sonra Avrupa şampiyonluğunu Fransa’ya getiren ilk erkek Fransız patenci unvanını elde etti. Ardından gelen Dünya Şampiyonası da parlak bir dereceyle sona erdi. Avrupa Şampiyonasında geçtiği rakibi Plushenko’ya bu kez geçildi ve Dünya ikincisi oldu. 2004 yazında Joubert, Simsbury’de (ABD) çalıştı. Antrenörü Laurent Depouilly ve danışmanı Alexei Yagudin, kendisini gelecek sezona hazırlıyordu.

Yeni sezon bazı güçlüklerle başladı. Sezon başında serbest program değiştirildi. Bu da, meyvalarını Skate America yarışmasında verdi. Joubert, ikinci kez Skate America’da şampiyon oldu. Kasım ayında Paris’te kendi seyircisi önüne çıkan Joubert, Trophée Eric Bompard yarışmasında ikinci oldu. Parisliler, bu yarışmada “1492 – Christophe Colomb” üzerine hazırlanan yeni serbest programı izlemek fırsatını buldu.

brian_joubert_09_wtt_lp_1Joubert, üçüncü kez Fransa şampiyonu olmasından sonra, şaşırtıcı şekilde yine antrenör değiştirdi. Ocak 2005’te Laurent Depouilly ile yollarını ayıran patenci, yeniden eski antrenörü Véronique Guyon’a döndü. 2005 Avrupa Şampiyonası gelmişti. Bir önceki yılın şampiyonu olarak şampiyonaya gelen Joubert, unvanını koruyamadı ve Evgeni Plushenko’ya geçilerek ikinci oldu.

Joubert, bu yarışmadan sonra 2007 sezonuna kadar süren bir bocalama dönemine girdi. 2005 Dünya Şampiyonasında ancak altıncı olabildi. Oysa elemelerde birinci olan ve kısa programda ancak beşinci sırayı alan Plushenko, sakatlığı nedeniyle serbest program öncesinde şampiyonadan çekilmişti. İsviçreli Stéphane Lambiel ile birlikte bir anda altın madalyanın en büyük adayı haline gelmişti Joubert. Kısa programda Lambiel’in ardından ikinci olan Fransız patenci, serbest programda kelimenin tam anlamıyla dağıldı ve 13. sırayı aldı. İkincilik ve 13’üncülük genel klasmanda kendisine ancak altıncı sırayı getiriyordu.  Hiç de beklenmeyen bir ters yüz olmaydı bu…

Yeni sezon, yeni antrenörle başladı. Bu, üç yılda üç antrenör değiştirmek demekti. Joubert’i bu kez Rus Andrei Berezintsev çalıştıracaktı. Joubert’in kayış tarzına daha uygun düştüğü düşünülen iki yeni program hazırlandı. 007 James Bond – Die Another Day ve Lord of the Dance… 2006 yılı çok önemliydi. Kış Olimpiyatları Torino’da düzenlenecekti ve 2002’den bu yana Joubert’in hedefi de Olimpiyatlarda altın madalya kazanmaktı. Ama bir önceki sezon da kötü geçmişti.

2006 sezonu, umut vaad eder şekilde başladı Joubert için. Yine Fransa şampiyonu oldu. Ancak programlarındaki atlayışlar pek oturmamıştı. 2006 Avrupa Şampiyonasında Evgeni Plushenko ve Stéphane Lambiel’in ardından üçüncü oldu. Joubert, Avrupa Şampiyonalarında garip bir grafik çiziyordu. 2002’de ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonasında üçüncü olmuş ve istikrarlı biçimde şampiyonluğa ulaşmıştı. Daha sonra inişe geçen Joubert, bu kez de “istikrarlı” bir iniş gösterdi ve başladığı noktaya geri döndü.

Kış Olimpiyatları geldi dayandı kapıya. Kısa programda dördüncü olan Joubert, serbest programda yedinci oldu ve bu sonuç genel klasmanda altıncılığı getirdi Fransız patenciye… Oysa ne umutlarla hazırlanmış, ne umutlarla gelmişti Torino’ya… Amacı altın madalyaydı ama… Bu hayal kırıklığı, serbest programın yeniden gözden geçirilmesini gerektirdi. Zor bir serbest programı vardı. Sezon ortasında program değiştirildi ve o güne kadar spor hayatının en büyük zaferi olan 2004 Avrupa Şampiyonasında altın madalyayı kazanırken kullandığı serbest programa, Matrix’e geri döndü. Bu karar, olumlu sonuçlarını vermekte gecikmedi. Joubert, hayal kırıklığı yaratan Kış Olimpiyatlarından sonra Dünya Şampiyonasında Stéphane Lambiel’in ardından ikinci olarak teselli buldu.

Ve geldi 2006-2007 sezonu… 2006–2007 sezonu Joubert açısından bir önceki sezonun acısını çıkarma yılı oldu.  Bu sezon için bir niteleme yapmak gerekirse, bu kez “olağanüstü” demek gerekiyor. Evet, Joubert olağanüstü bir sezon geçirdi. Kasım 2006’dan başlayarak girdiği bütün yarışmaları kazandı. Önce Paris’teki Trophée Eric Bompard, ardından da Moskova’daki Cup of Russia yarışması… Bu yarışmada, serbest programda üç adet dörtlü jump atan (dörtlü toeloop-ikili toeloop, dörtlü salchow ve dörtlü toeloop) ilk Avrupalı patenci oldu. Joubert, daha sonra, Saint-Petersburg’daki ISU Grand Prix finalini kazandı. ISU Grand Prix finalinde ilk kez altın madalya kazanan Fransız patenci, Fransa Şampiyonasında da birinci oldu ve Avrupa Şampiyonasına hazırlanmaya başladı.

Varşova’daki Avrupa Şampiyonasına bir hafta kala İsviçre’den beklenmedik bir haber geldi. En büyük rakibi olarak gösterilen Stéphane Lambiel, Avrupa Şampiyonasına girmeyecekti. Bu haber, Joubert açısından hem avantaj, hem de dezavantaj oldu. Avantajdı, çünkü en önemli rakibi yarışmada olmayacaktı. Dezavantajlı yanı da, daha yarışmalar başlamadan Fransız basınında Joubert hakkında Avrupa şampiyonu olmuşçasına çıkan haberlerdi. Bu haberler, aslında Joubert üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor ve şampiyona öncesinde gerilmesine yol açıyordu. Daha sonra, bundan kendisi de açık açık yakındı.

Lambiel yoktu ama hesapta hiç olmayan bir patenci rakip olarak çıktı ortaya. 2006 Avrupa Şampiyonasında 10’uncu olan Çek Cumhuriyetinden Tomas Verner, kısa programda Joubert’i geçerek birinci oldu. Ama Joubert, çok formdaydı. Serbest programda birinci olarak altın madalyaya ulaştı ve 2004’ten sonra ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.

Bu şampiyonluk ülkesini çok sevindirdi. Bu sevinç, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac tarafından yazılan kutlama mektubunda en üst düzeyde de dile getirilmiş oldu. Şöyle diyordu Fransa Cumhurbaşkanı 26 Ocak 2007 tarihli mektubunda…

.

Sevgili Brian Joubert,

İkinci kez Avrupa şampiyonu olarak bayrağımızı en yüksek noktaya çekilmesini sağladınız. Bu olağanüstü performans nedeniyle sizi en içten ve en sıcak biçimde kutluyorum.

Yarışmanın getirdiği baskı ve zorluklara rağmen, programlarınızı en iyi şekilde sunmayı başardınız. Bu başarıyı sizinle paylaşmaktan mutluyuz.

Bu yeni zaferiniz, yakında yapılacak Dünya Şampiyonası için iyi bir göstergedir. Dünya Şampiyonası için en iyi dileklerimi ifade ediyorum.

Varşova’da Fransa’yı en iyi şekilde temsil ettiğiniz için teşekkür ediyor ve en içten dileklerimin kabulünü rica ediyorum.

Büyük bir başarı elde ettiniz. Sizinle gurur duyuyoruz. Teşekkürlerimle ve en içten dileklerimle…

Jacques Chirac

.

Sezonun son yarışması olan Dünya Şampiyonası Tokyo’daydı. Avrupa Şampiyonasından hemen sonra hazırlıklar yeniden başladı. Joubert, Şubat ortalarında sağ bacağından sakatlanmasına ve bu sakatlığın 15 gün kadar antrenmanlarını engellemesine rağmen, daha kısa programda yarışmaya damgasını vurdu.

brian_joubert_09_eu_lp_1Joubert, kısa programdan sonra birinci sıraya yerleşmişti. Ertesi gün serbest program yarışmasında bu avantajını iyi kullandı ve kusursuz denebilecek biçimde ve kendine güvenerek kayan Joubert, fazla da riske girmeden sunduğu serbest programdan sonra altın madalyaya ulaştı. Altın madalya için kendisine üçüncülük yetiyordu; o da serbest programda üçüncü oldu ve böylece hedefine erişti. Bu, hem kendisi açısından, hem de ülkesi açısından büyük bir zaferdi.

2006-2007 sezonunda girdiği bütün yarışmalarda altın madalya kazanan Joubert, ülkesine de böylece 42 yıl aradan sonra Erkeklerde Dünya Şampiyonasında altın madalyayı getiren ilk patenci oluyordu. Kendisinden önceki son şampiyon, 1965’te Dünya Şampiyonasında altın madalya kazanan Alain Calmat’ydı.

Şimdi Fransa’nın bu dalda üç Dünya şampiyonu var: 1960’da Alain Giletti, 1965’de Alain Calmat ve 2007’de Brian Joubert…

Joubert, Tokyo’da şampiyon olduktan sonra, “Çok gururluyum. Zor bir geceydi. Dün gece iyi uyuyamadım bu nedenle bugün yorgundum. Sabah da antrenmanım kötü geçti. Serbest programı kazanmayı istemedim. Sadece temiz bir program sunmayı ve şampiyon olmayı hedefledim. Alain Calmat, bana şans getirdi. Alain Calmat’dan sonra Fransa adına ben ilk kez Avrupa Şampiyonu olurken kendisi oradaydı. Şimdi de, kendisinden sonra ilk kez ben Dünya şampiyonu oldum. 42 yıl çok uzun bir süre…” dedi. Ve devam etti: “18 yıldır patene verilen emeğin ödülü bu. Dört yıl önce, Avrupa ve Dünya şampiyonu olmak istediğimi söylemiştim. Şimdi oldum. Laf olsun diye söylemiyorum. Şeref kürsüsüne çıktığımda, geçmişte yapılan fedakârlıkları, bende belirsizlik uyandıran sakatlığımı düşündüm. İkinci bir gümüş madalyayı arzu etmiyordum doğrusu”…

Alain Calmat da Tokyo’daydı. Fransa’nın eski Gençlik ve Spor Bakanlarından olan Calmat, genç şampiyona övgüler yağdırıyor ve “Uzun zamandan beri ben ona güveniyordum. Çok üst düzeyli bir patenci o. Atlayışları çok iyi” diyerek görüşlerini dile getiriyordu.

Brian Joubert, 22 yaşında Dünya şampiyonu olmayı başardı.

2007’de ISU Grand Prix serisinden sadece Skate Canada’ya girdi ver birinci oldu.

Joubert, 2008’e yine Fransa şampiyonu olarak başladı. Ardından girdiği 2008 Avrupa Şampiyonasında üçüncü oldu. Çek Tomas Verner ve İsviçreli Stéphane Lambiel’e geçilmişti. 2008 Dünya Şampiyonası geldi. Yine favoriler arasındaydı. Ama kısa programda beklenmedik şekilde altıncı oldu. Serbest programda ise çok iyi kaydı, sağlam bir performans sergiledi ve ikinci oldu. Altıncılık ve ikincilik kendisine genel klasmanda ikincilik getirdi. Her iki programı da kazanan Kanadalı Jeffrey Buttle’ın gerisinden kalmıştı. Buttle, şampiyon olurken hiç dörtlü atlayış yapmamış ve üçlü-üçlü kombinasyonları tercih etmişti. Buttle’ın, dörtlü yapmadan Dünya şampiyonu olması Joubert’i kelimenin tam anlamıyla öfkelendirdi. Yarışma sonrası verdiği demeçlerde hep bu noktaya dikkati çekti ama yeni puanlama sistemi, dörtlü atmadan da şampiyon olmaya olanak tanıyordu. Kısa ve serbest programından dörtlü toeloop yapan Joubert’in öfkesi uzun süre dinmedi. Hatta ISU’yu eleştirmeye kadar gitti. Şöyle diyordu Joubert: “Hayal kırıklığı içindeyim… Jeffrey iyi bir yarışma çıkardı ama dörtlü atlayış denemedi bile. Yeni puanlama sistemi, basit ve hatasız atlayış yapmayı, daha zorlarını denemeye tercih ediyor. Bence, dörtlü atlayışlara daha fazla puan verilmeli…”

Joubert, 2008-2009 sezonuna biraz talihsiz başladı. Sezon başında sakatlandı. Uzun süre bununla uğraşmak zorunda kaldı. 2008 Trophée Bompard yarışmasında dördüncü oldu. Ardından girdiği Cup od Russia yarışmasında birinci oldu ve bu sonuçlarda Grand Prix final yarışmasına katılma hakkı kazandı. Finalde, kısa programda üçüncü olmuştu ancak serbest program öncesinde antrenman sırasında sırtındaki sakatlık nüksetti. Bunun sonucu olarak yarışmadan çekildi.

brian_joubert_07_eu_fsBu sakatlık Joubert’in Fransa Şampiyonasına girmesini engelledi. Avrupa Şampiyonası geldi çattı. Çok iyi değildi ama yine şampiyon olmayı ve altın madalya kazanmayı başardı. 2009 Dünya Şampiyonasında yine hayal kırıklığı vardı. Yarışmaya iyi başlamıştı. Kısa programı birinci sırada bitirdi. Amerikalı Evan Lysacek ve Kanadalı Patrick Chan’ı geride bırakmıştı. Adeta altın madalyayı eline almıştı ve serbest program sonunda onu bir tek boynuna asması kalmıştı. Serbest programa son patenci olarak çıktı. Kendisinden önce Lysacek pistteydi ve mükemmel denebilecek bir performans sergilemişti. Joubert, gerginliğini gizleyemiyordu. “Matrix Reloaded” ve “Requiem for a Dream” üzerine hazırlanan serbest programına yine dörtlü toeloop atarak başladı, ardından mükemmel denebilecek üçlü axel-üçlü toeloop kombinasyonu yapınca, bir anda altın madalyayı boynuna geçirebilecek duruma geldi. Ama ne olduysa bundan sonra oldu… Joubert, üçlü axel yaptı ancak atlayışın çıkışında dengesini kaybetti. Öbür ayağının üzerine sıçramak zorunda kaldı ve düşmemek için iki elini birden buza değdirdi. Sonraki atlayışları iyiydi. Sona yaklaşıyordu. İkili axel yaparak atlayışlarını tamamlayacaktı. İkili axel’a çıktı… Ve yere kapaklandı. İşte o anda adeta elinde tuttuğu altın madalya gitti. Üçüncü olmuştu. Bu sonuç ona genel sıralamada da üçüncülük getirdi.

Joubert, programını tamamladığında “Ben ne yaptım?” dercesine başını ellerinin arasına aldığında Lysacek alnında biriken terini mendiliyle siliyor ve sevinçten antrenörü Frank Carroll’a sarılıyordu.

Altın madalyayı alamamıştı Joubert ama kazandığı bronz madalya, onun Dünya Şampiyonalarında kazandığı beşinci madalya oluyordu. Joubert, 2007’de altın, 2004, 2006 ve 2008’de gümüş madalya kazanmıştı.

Madalya kazanmıştı ama yine de hayal kırıklığına uğramıştı. Dünya Şampiyonalarında her türlü sevinci, üzüntüyü yaşayarak büyük deneyim sahibi olan Joubert’in, daha serinkanlı olması gerekirdi. Fransız patenci, altın madalyaya çok yakındı ama Lysacek’in parlak performansı karşısında serinkanlılığını yitirmişti bir kere. Sonuçta madalya kazandı ama son dört Dünya Şampiyonasında elde ettiği en düşük derece oldu.

Bu sonuç, kendine özgü sonuçları da getirdi. Neydi o? Kendisini 2007’de Dünya şampiyonu yapan antrenörü Jean-Christophe Simond’dan ayrıldı ve eski antrenörü Laurent Depouilly’ye geri döndü ve Nisan 2009’da düzenlenen ISU’nun yeni yarışması World Team Trophy’ye onun yönetiminde gitti. O yarışmada da Joubert Lysacek’e geçildi ve ikinci oldu.

Joubert, çalışkan bir patenci olarak tanınıyor. Geniş bir ekiple yarışmalara hazırlanan Joubert, her yarışma sonunda ekibine ve özellikle annesine teşekkür etmeyi unutmuyor. Bugünlere gelmesinde annesinin rolünün büyük olduğunu her seferinde dile getiren Joubert, bunu açıklarken sık sık duygulanıyor. Fransız patenci, doğduğu kent olan Poitiers’de kalmayı tercih ediyor. Her başarıyı, hem kendi adına hem doğduğu şehri adına kazanmayı isteyen Joubert, bu sebeple, başka bir yere gitmiyor ve hep Poitiers’de çalışıyor. 2004’te Avrupa Şampiyonu olduktan sonra verdiği röportajda “İleride başarılı bir şampiyon olmak istiyorum… Ailem için, kendim için ve şehrim için” derken, bir bakıma doğum yerine vefa borcunu ödemiş oluyordu.

brian_joubert_07_w_fs_1Joubert, ayrıca spor hayatını anlattığı Le Feu Sur La Glace adlı bir kitabın da yazarı… Bu kitap, 2004’ten bu yana Fransız kitapevlerinin raflarında yerini almış bulunuyor.

Joubert’in bu başarılı spor hayatı zaman zaman da çalkantılarla doluydu. Fransa Buz sporları Federasyonu bir ara Joubert’in antrenman masraflarından bunalmıştı. Joubert’in çevresinin çok kalabalık olduğundan yakınılıyordu. Karmaşa dolu bir ortamda hazırlıklarını yapıyordu Joubert… Yanındaki ekibin Fransa’nın eski Buz Sporları Federasyonu Başkanı ve adı 2002 Salt Lake City Olimpiyatlarında patlak veren skandala karışan ve bu nedenle ISU tarafından üç yıl hak mahrumiyetiyle cezalandırılan Didier Gailhaguet bulunuyordu. Joubert’in antrenman programıyla ilgileniyordu. O sırada antrenörü olan Véronique Guyon da, Joubert’den şikâyet ediyordu. Yeni puanlama sisteminde yeniden önem kazanan spinleri çalışmak Joubert’e göre vakit kaybetmekti. Guyon’un pes edip ayrılmasından sonra bir bocalama dönemi başlıyordu. Guyon’dan sonraki antrenörü,  Laurent Depouilly de Ocak 2005’te havlu atmıştı.

Profesyonel Fransız boksörü ve Joubert’in arkadaşı olan Mayar Monshipour da, bu arada genç patencinin kondisyoneri olmuştu. Bundan bir süre önce de eski Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonu Rus patenci Alexei Yagudin de, Joubert’in danışmanlığına getirilmişti. Yagudin’in Joubert’le çalışması,  o dönemde Fransız patencinin koreografı olan Nikolai Morozov nedeniyle fazla uzun sürmemişti çünkü Yagudin’le Morozov’un arası o zamanlar pekiyi değildi. Bütün bunlara bir ara spin çalıştırması için İsviçreli patenci Lucinda Ruh da ekleniyordu. Joubert’in annesi Raymonde’un da her şeye karışmasından şikâyet ediliyordu.

Nihayet bu kargaşa ortamı da sona eriyor ve yeni bir antrenör değişikliğiyle Kasım 2006’da Joubert’i eski Fransız patenci Jean-Christophe Simond çalıştırmaya başlıyordu. Yeni antrenör, Joubert’in kendine güvenini yeniden kazandırmış ve atlayışlarını daha sağlam, daha oturmuş hale gelmesini sağlamıştı. Sular durulup başarılar gelmeye başlayınca, geçmişin kargaşası da kolay unutuluyordu.

Joubert, şimdi en büyük hedefine kilitlenmiş durumda. Hani demiştik ya… “Avrupa şampiyonu olmak istiyordu, oldu. Dünya şampiyonu olmak istiyordu, oldu. Olimpiyat şampiyonu olmak istiyor, henüz olmadı…” Joubert, önceki cümledeki , “henüz olmadı” yerine “oldu” yazdırmaya çalışıyor…

.

Reklamlar
Tagged with: ,

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. simona said, on 26 Ocak 2010 at 15:04

    haber için saolun…(:


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: