ARTİSTİK BUZ PATENİ

Miki Ando

Posted in Sahne Işıkları by ursuspolaris on 17 Kasım 2009

Japonya’nın önde gelen patencilerinden olan Miki Ando, katıldığı iki 2009 ISU Grand Prix yarışmasında da (Rostelecom Cup ve NHK Trophy) altın madalya kazandı ve böylece kendi ülkesinde yapılacak final yarışmalarına katılma hakkını elde etti (4 – Aralık 2009, Tokyo).

Ando, Olimpiyat sezonunda iyi başlangıç yapsa da, kendisinden pek memnun değil… “Serbest programımın daha büyük yarışmalarda pek fazla rekabet gücü olduğunu düşünmüyorum” diyerek açıklıyor sebebini…

Ando, NHK Trophy yarışmasında, serbest programında bazı hatalar yaptı ve Rus rakibi Alena Leonova’ya serbest program yarışmasında geçildi. “Moskova’daki yarışmadan daha iyi kaymak istiyordum ama olmadı. Birinci olmama rağmen ancak yüzde 10 oranında mutluluk duydum. Şanslıydım, bu nedenle, çok fazla sevinmeme gerek yoktu” diyor Ando, bütün açık yürekliliğiyle.

Ando, antrenörü Nikolai Morozov’un diğer öğrencisi Nobunari Oda ile Cup of China yarışmasına gitmesi nedeniyle bir hafta boyunca yalnız başına antrenman yaptı. Ando, bununla ilgili olarak, “İyi çalıştığımı düşünüyorum ama pek de emin olamadım. Belki de (yalnız başıma çalışacak kadar) güçlü değilim henüz” diyor Japon patenci.

Ando, kısa programda üçlü lutz-üçlü rittberger kombinasyonunu Morozov’un tavsiyesi üzerine yapmadığını söylüyor ve daha sonra da, bu kombinasyonu denemediği için kendi kendine pişmanlık duyduğunu belirtiyor. “Üçlü-üçlü kombinasyonu anahtar konumunda bulunuyor. Daha önce pek çok defa yapmıştım. Antrenmanda, bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Bana heyecan vermedi” diye konuşuyor.

Ando, dikkatini artık Tokyo’daki final yarışmasına çevirmiş. “Finalde olmaktan mutluluk duyuyorum, diyor, çok sıkı çalışacağım ve düşünce olarak daha güçlü olmak istiyorum. Japonya’da sağlam bir performans göstermek istiyorum. Finalde şeref kürsüsüne çıkmak istiyorum. Bu, Olimpiyatlar öncesinde çok önemli bir adım olacak…”

Final yarışmasında belki de farklı bir kısa program izleyeceğiz. Ando, başlangıçta Queen of the Night şarkısını kısa programı için seçmişti. Ama sonradan Requiem’e döndü. Morozov, bu konuyla ilgili olarak, “İlk program galiba pek anlaşılamadı. Belki, şimdiki kısa programı ya da onun ilk bölümünü değiştireceğiz. Ben Ando’nun atlayışları konusunda kaygılı değilim. Antrenmanlarda atlayışları çok iyi yapıyor. Ama belki programın başlangıcındaki tempo ona uygun değil” diye konuşuyor.

Ando da, Morozov da aslında “Cleopatra” adını verdikleri serbest programdan memnunlar. Programın müziği gerçekte üç ayrı müzikten oluşuyor. Bir televizyon dizisi olan Rome, Ennio Morricone müziğini yaptığı Marco Polo filminden alınan müzik ve Asterix ile Obelix filminin müziği olan Mission Cleopatra…

Ando, “Kleopatra’yı herkes tanır. Çok tanınmış bir kraliçeydi ve bir ailesi vardı. Karakterinin her iki yanını da göstermek istedim. Gerçekten bir Kleopatra olmak isterim” diye konuşuyor.

Japon patenci, bu programı için iki farklı giysi denedi. Rostelecom Cup yarışmasında bronz renkli yaldızlı bir giysiyle kayarken NHK Trophy’de parlak mavi renkli eski Mısır sembollerini taşıyan bir giysiyle çıktı buza. Final yarışmasında üçüncü bir kostümün denenmesi pek de ihtimal dışında görülmüyor…

Final yarışmasında Ando’nun o meşhur dörtlü salchow’sunu yine göremeyeceğiz galiba… Ando, yarışmada dörtlü atlayış atan ilk ve tek bayan patenci olarak tarihe geçmişti. 2002 Aralık ayında Hollanda’da yapılan Junior Grand Prix final yarışmasında dörtlü salchow yapmıştı Ando…

“Antrenmanlara dörtlü çalışıyorum ama programa konabilecek kadar iyi değil. Olimpiyat sezonundayız. Aslında programda bulunan beş bileşeni daha iyi hale getirmem lâzım. Yazın antrenmanlarda bunlara ağırlık verdim. Üçlü-üçlü kombinasyonunu daha da sağlam bir yapıya kavuşturmalıyım. Olimpiyat yarışmasında dörtlü denemek hoşuma gider ama bunun için her şeyin iyi olması, doğru olması gerekiyor. Olimpiyatlarda dörtlü yapmak aslında benim hayalim…” diye konuşuyor Ando.

Dörtlüsü olmasa bile, Ando 2010 Vancouver Kış Olimpiyatları madalya adayları arasında bulunuyor. 2007’de Dünya şampiyonu olan patenci, 2008’de sakatlığı nedeniyle serbest programını yarıda bırakarak yarışmadan gözyaşları içinde çekilmişti. 2009’da onu yine Dünya Şampiyonasında bronz madalyayı boynuna geçirirken gördük.

Ando, mücadeleci yapıya sahip bir patenci. Bunu defalarca gösterdi. Ayrıca, pek bilinmese de, hassas ve duygusal bir yapıya sahip. Kendisini zorlamayı ihmal etmiyor. Geçmişte, gerginlik nedeniyle yarışmalarda ağladığı çok oldu. “Kendi kendimi baskı altına alıyorum ve antrenmanlarda işler iyi gitmediği zaman da oturup ağlıyorum” diye anlatıyor durumunu Japon patenci.

Japonya’da hayat bu “Güzel prenses” (Miki’nin anlamı buymuş) için zorlaşmış… Nereye giderse gitsin, paparazziler, foto muhabirleri peşinden ayrılmıyormuş. Bundan çok yakınıyor.

Bu durum o kadar sıkıntı verici boyuta ulaşmış ki Japonya Buz Pateni Federasyonu basın-yayın organlarına mektup yazarak Ando’yu rahat bırakmalarını istemiş…

2004 yılında Dünya Gençler şampiyonu olan Ando, patene biraz geç yaşlarda başladı. Dokuz yaşındaydı başladığında ama ilk üçlü atlayışını iki yıl sonra yapmayı başardı. Bu atlayış, üçlü salchow’ydu. Paten başlamadan önce başka ilgi alanları da vardı Ando için. Yüzme, bale, piyano çalmak ve hat sanatı bunlar arasındaydı. Sonuç olarak paten ağır basmış. “En çok ilgimi çekenin ve kendimi ifade etmenin en iyi yolunun buz pateni olduğunu düşündüm” diyor Ando.

Ando, Nagoya’daki başlangıç günlerinden söz ederken, “Gruplar halinde çalışıyorduk. Mao (Asada) ve Mai de (Mao’nun kardeşi) vardı. Günde sekiz saate kadar atlayış çalıştığımızı ve aramızda yarıştığımız hatırlıyorum. Temelimiz orada oluştu. Kendi aramızda yarışmak, oyun gibiydi…” diyor.

Atlayışlar Ando’yu tanınan bir patenci haline getirdi ama o tam bir patenci olmayı, artistik yanı güçlü bir patenci olmayı hedefliyor. Vancouver’de şeref kürsüsüne çıkmak için ne yapması gerektiğini iyi biliyor. Ando, “Programlarımın mükemmel olması lâzım. Kendime daha çok güvenmem lâzım…” diyor.

Miki Ando’nun spor hayatı kolay geçmedi. İnişler ve çıkışlarla dolu bir spor hayatı var onun. Ando’nun zirveye ulaştığı nokta, 2007 Dünya Şampiyonasında Japon Mao Asada, Güney Koreli Yu-Na Kim ile 2006 Dünya şampiyonu Amerikalı Kimmie Meissner’i geçerek altın madalya kazanmasıydı.

“Kimse o zaman benden bir şey beklemiyordu. Ben de sadece elimden geleni yaptım, kaymaktan zevk almaya çalıştım. Kısa ve serbest programda hiç hata yapmadığım için çok mutluydum” diyor Dünya şampiyonu olmasından söz ederken…

Ando, 2002 ile 2004 arasında Gençler kategorisinde ISU Junior Grand Prix yarışmalarından beşini kazanarak etkileyici bir rekorun sahibi olmuştu. 2003 ve 2005 yıllarında ISU Junior Grand Prix finalinde şampiyon olmuş ve 2004’te de yine finalde bronz madalya kazanmıştı. 2002 Dünya Gençler Şampiyonasında bronz, 2003’te gümüş madalya kazanan Ando, 2004 Dünya Gençler Şampiyonasında da altın madalyaya ulaşmayı başarmıştı. Japon patenci, daha sonraki üç sezonda da ISU Grand Prix (Büyükler) finallerine kalmayı başardı ama hiçbirinde şeref kürsüsüne çıkamadı.

Ando, 2005 yılında ABD’ye gitti ve önce Carol Heiss-Jenkins çalıştı, sonra da Nikolai Morozov’la çalışmaya başladı. “ABD’de yaşamak önceleri zor oldu, diyor Ando, ama şimdi çok arkadaşım var. Hayat daha güzel hale geldi. Hoşuma gidiyor. Hayat daha kolay ABD’de ama zaman zaman zorlukları da olmuyor değil. Sokağa daha rahat çıkabiliyorum. Tabii ki Japonya’yı seviyorum ama orada paparazziler beni rahat bırakmıyor…”

Japonya’nın Nagoya kentinde 18 Aralık 1987’de doğan Ando, 2006’da Skate America yarışmasında altın madalya, Trophée Eric Bompard’da gümüş madalya kazandı ama Moskova’da yapılan finallerde hastalanmasından dolayı ancak beşinci olabildi. Birkaç gün sonra yapılan 2007 Japonya Şampiyonasında da ikinci oldu.

Ando, 2008’e başlarken 2007 Skate America’da gümüş madalya elde etti. Ancak Japonya’da düzenlenen NHK Trophy’de dördüncü olarak hayal kırıklığı yarattı ve finallere ilk kez katılamadı. 2007 Japonya Açık yarışmasında düşmesi sonucu omzundan sakatlanmıştı ve bunun sıkıntısını çekiyordu.

Ando, “Omzumdaki sakatlık kötüydü. Kas yırtıldıysa, ameliyat olmam gerekebilirdi. Bunun da iyileşmesi üç ay alabilirdi. Atlayış ve dönüşlerde, hatta adım dizilerinde bile ağrı yapıyordu. Spirallerde Biellmann pozisyonu için yapabilmem için diğer omzumu kullanmam gerekti. Bu da çok zor oluyordu. Özel egzersizler yapmam, daha sonra omzumu bantlamam ve antrenmandan sonra geceleri de buza bastırmam gerekiyordu” diye anlatıyor o günleri…

Ando’nun sakatlığı 2008 Dört Kıta Şampiyonasında da devam etti. Bacağında bandajla kaymasına rağmen üçüncü olmayı başarmıştı ama. “NHK Trophy’de bacağımdaki kası patenimin çeliği kesmişti” diye durumu açıklıyor Ando.

Dört Kıta’dan sonra en önemli yarışma olan Dünya Şampiyonası vardı. Kısa programı sekizinci sırada tamamlayan Ando, serbest programı kaymaya başladı ancak yaklaşık 1 dakika 10 saniye kaydıktan sonra başhakeme giderek durumunu anlattı ve yarışmadan çekildiğini açıkladı.

Ando, bir yıl önce şampiyon olduğu yarışmadan çekilmesinin sebeplerini şöyle açıklıyordu: “Sabah antrenmanında ısınma sırasında baldırımda bir sakatlık oluştu. Ama ben kaymaya karar verdim. Dünya Şampiyonası benim için önemliydi. Ama serbest programa başlayınca bacağıma kramp girdi, hissedemez duruma geldim. Nikolai (Morozov) çekilmem gerektiğini söyledi”.

Ando, 2003’te antrenmanda üçlü axel yapmasına rağmen, o zamandan beri bu atlayışı denemiyor.

Yarışmaları gösteri programlarından daha çok sevdiğini anlatıyor Ando. “Yıldızlarda kayarken, ilk kez birinci olduğumda gösteri programına çıkacağımı bilmiyordum. Dolayısıyla, gösteri için hazırlanmış özel bir programım yoktu. O zaman çok ağlamıştım. Belki de bu yüzden gösterileri pek fazla sevmiyorum” diyor Japon patenci.

2010 Kış Olimpiyatlarında altın madalya kazanmayı umduğunu belirten Ando, bu arada okulunu bitirmeyi tasarlıyor ve “İki-üç yıl daha yarışmalara girerim. Hayalim, antrenör olmak ve küçük çocukları çalıştırmak” diyor.

Ando, buzdan arta kalan zamanlarında arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi, yemek yapmayı, alışverişi ve dans etmeyi sevdiğini anlatıyor. Japon patenci, ayrıca fotoğraf çekmeyi sevdiğini söylüyor ve evinde bir köpeği ve papağanı olduğunu anlatıyor.

Miki Ando’nun kendisine örnek aldığı patencilerin başında 1994 Dünya şampiyonu Japon Yuka Sato geliyor.  Bir zamanlar takım arkadaşı ve yakın dostu olan Shizuka Arakawa’nın 1998 Nagano Kış Olimpiyatlarındaki serbest programını çok ilham verici buluyor.

Raslantıya bakın ki kendisine örnek aldığı patencinin babası Nobuo Sato tarafından yetiştirildi Miki Ando…

Ando, şimdi bütün dikkatini Tokyo’daki ISU Grand Prix finaline çevirdi. Ama onun esas hedefi, rakiplerininki gibi 2010 Vanvouver Kış Olimpiyatları…

.

Reklamlar
Tagged with: ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: