ARTİSTİK BUZ PATENİ

2010 Vancouver Kış Olimpiyatları / Erkekler

Posted in Yarışmalar by ursuspolaris on 17 Şubat 2010

Amerikalı Evan Lysacek altın (257.67), Rus Evgeni Plushenko gümüş (256,36), Japon Daisuke Takahashi bronz madalya (247.23) kazandı. Erkekler serbest program yarışmasını 11. 689 biletli seyirci izledi.

Çok çekişmeli geçen ve Olimpiyatlara yakıian bir serbet program sonrasında birinci ile ikinci birbirinden1.31 puan, üçüncü ile dördüncü de birbirinden 0.51 puan farkla ayrıldı. 2006 Kış Olimpiyuatklarının ikincisi Stéphane Lambiel, 0.51 puan farkla bronz madalyayı kaçırdı.

.

Evgeni Plushenko (altın) - Evan Lysacek (gümüş) - Daisuke Takahashi (bronz)

.

Bu yarışmada, madalya kazanan herkes kendi adına tarih yazdı. Evan Lysacek, 26 yıl sonra bir ilk’e imza attı. Amerikalı patenci, 1984’ten bu yana, Dünya Şampiyonasında altın madalya kazandıktan sonra, bir sonraki yıl düzenlenen Kış Olimpiyatlarında altın madalya kazanan ilk erkek patenci oldu. Lysacek’ten önce, en son Amerikalı Scott Hamilton, 1983 Dünya Şampiyonasında altın madalya kazandıktan sonra 1984’te düzenlenen Saraybosna Kış Olimpiyatlarında da altın madalya kazanmayı başarmıştı. Lysacek, ayrıca 1988’de Brian Boitano’nun altın madalya kazanmasından sonra Kış Olimpiyatalrında ltın madalya kazanan ilk Amerikalı erkek patenci oldu. Lysacek, 2006 Torino Kış Olimpiyatlarında dördüncü sırayı almıştı.

.

.

İkinci olan Plushenko, girdiği üçüncü Olimpiyattan üçüncü madalya ile çıktı. Plushenko, 2002 Salt Lake City Olimpiyatlarında gümüş, 2006 Olimpiyatlarında altın ve 2010 Vancouver Olimpiyatlarında gümüş madalya elde etti.

Üçüncü olan Takahashi, spor hayatında ilk kez Kış Olimpiyatlarında madalya kazandı ve ayrıca Kış Olimpiyatlarında Artistik buz pateninden madalya kazanan ilk erkek Japon patenci oldu.

Kısa programda ikinci, serbest programda birinci olan Lysacek, genel sıralamada birinciliğe yükseldi ve altın madalya kazandı.

.

.

Lysacek, son grubun ilk patencisi olarak piste çıktı ve Rus besteci Rimsky Korsakof’un “Şehrazad” adlı eserinden bölümler üzerine hazırlanan serbest programını sundu. Hiç hata yapmaması gerektiğini bilen Amerikalı patenci, ikisi üçlü axel olmak üzere toplam sekiz üçlü atlayış yaptı ve dörtlü yapma riskine girmedi. Lysacek, programını bitiminden önceki son spinde seyirciler tarafından ayakta alkışlanmaya başladı.

Teknik değerlendirmede 84.57 puan, bileşenler değerlendirmesinde de 82.80 puan alan Lysacek, toplam 167.37 bölüm puanıyla serbest programda birinci oldu. (Kısa 40.00 üzerinden 48.30 + 42.00 = 90.30 puan) ve serbest program sonunda toplam 257.67 puan alan Lysacek, genel sıralamada birinciliğe yükseldi ve altın madalya kazandı.

Amerikalı patenci, teknik değerlendirmede, elemanlarının toplam temel değeri olan 74.93 üzerinden 84.57 puan aldı. Lysacek, hem serbest programda, hem de toplam puanda en yüksek puanlarını elde etti.

Lysacek, “Bu program, bu sezon sergilediğim en iyi serbest program oldu. Her atlayıştan sonra heyecana kapılmamaya çalıştım. Programın sadece bir bölümü değil, hepsi baştan sona iyiydi. Bu da, bu başarının anahtarı oldu” dedi.

Kısa programda birinci, serbest programda ikinci olan Plushenko, genel sıralamada ikinci sırada kaldı ve gümüş madalya kazandı.

“Tango Amore” üzerine oluşturulan serbest programını sunan Plushenko, dörtlü-üçlü toeloop kombinasyonuyla başladı ve ayrıca altı adet üçlü atlayış yaptı. Spinlerinden birinin zorluk derecesi üç olarak değerlendirilen Plushenko, iki atlayışında da havada hafifçe dengesini kaybetti. Bu küçük hatalar, Lysacek ile arasındaki 1.31 puanlık farkı doğurdu. Plushenko programını bitirdiğinde kollarını kaldırarak zafer işareti yaparken seyirciler de 27 yaşındaki patenciyi ayakta alkışlayarak selamladı.

Plushenko, katıldığı üç Olimpiyattan üç madalya iler çıkarken Olimpiyat tarihinde madalya sayısı bakımından kendisini geçen sadece bir patenci var. İsveçli Gilles Grafström, 1920 ile 1932 arasında üçü altın, biri gümüş olmak üzere toplam dört Olimpiyat madalyası kazandı.

Teknik değerlendirmede 82.71 puan, bileşenler değerlendirmesinde de 82.80 puan alan Plushenko, toplam 165.51 bölüm puanıyla serbest programda ikinci oldu. (Kısa 44.10 üzerinden 51.10 + 39.75 = 90.85 puan) ve serbest program sonunda toplam 256.36 puan elde eden Plushenko, genel sıralamada ikinciliğe indi ve gümüş madalya kazandı.

Rus patenci, teknik değerlendirmede, elemanlarının toplam temel değeri olan 75.03 üzerinden 82.71 puan aldı. Plushenko’nun ikinci olmasıyla birlikte1994’ten beri Rusya’nın Erkeklerde süren üstünlüğü de sona erdi. Alexei Urmanov 1994′de,  Ilya Kulik 1998′de, Alexei Yagudin 2002’de, Evgeni Plushenko 2006’da altın madalya kazanmıştı.

Plushenko, “İkinci kez Olimpiyat Oyunlarında şampiyon olduğuma emindim. Yeterli olduğunu düşünüyordum ve bana göre yeterli olmalıydı. Ama daha önce de söylediğim gibi her sonuca katlanırım. Gümüş madalya kazanmak da çok iyi. Ama yine de bugün benim açımdan yenilgi oldu” dedi.

Kısa programda üçüncü, serbest programda beşinci olan Takahashi, genel sıralamada üçüncülükte kaldı ve bronz madalya kazandı.

Takahashi, her riski göze aldı. “La Strada” üzerine hazırlanan serbest programın dörtlü toeloop ile başlamak isteyen Japon patenci düştü ve puan kaybetti.  Bu hatan etkilenmeyen Takahashi, yedi hatasız üçlü atlayış yaptı ve bunun sonucunda 156.98 puanla bu sezon en yüksek serbest program puanına ulaştı.

Teknik değerlendirmede 73.48 puan, bileşenler değerlendirmesinde de 84.50 puan Takahashi, (düşme) 1 ceza puanı kesilmesinden sonra toplam 156.98 bölüm puanıyla serbest programda beşinci oldu. (Kısa 40.40 üzerinden 48.90 + 41.35 = 90.25 puan) ve serbest program sonunda toplam 247.23 puan alan Takahashi, genel sıralamada üçüncülüğe yükseldi ve bronz madalya kazandı.

Japon patenci, teknik değerlendirmede, elemanlarının toplam temel değeri olan 70.28 üzerinden 73.48 puan aldı.

.

.

Takahashi, Bronz madalyayı kazandığımı anladığımda çok heyecanlandım. Gözlerim yaşardı. Programımın bazı bölümleri iyi olmamıştı. Buna dörtlü atlayış da dâhil… Bir yıl önce sakatlanmıştım ve kayamıyordum. Buraya gelecek kadar iyileşebileceğimi düşünmüyordum” dedi.

Takahashi, dizinden sakatlanmış, bunun sonucu olarak ameliyat geçirmiş ve 2008-2009 sezonunda yarışmalara katılamamıştı.

2006 Kış Olimpiyatları ikincisi Lambiel, İtalyan besteci Verdi’nin “La Traviata” adlı eserinden bir bölüm üzerine hazırlanan serbest programında tereddütlü bire görünüm sergiledi. Programının açılışında yaptığı dörtlü toeloop’da elini buza değdirerek dengesini sağlayan Lambiel, ikinci dörtlü toeloop’u da çift ayak üzerine inerek puan kaybetti. İsviçreli patenci, bütün bu hatalara rağmen 0.51 puan farkla bronz madalyayı kaçırdı.

2009 Dünya ikincisi Kanadalı Patrick Chan, altı adet hatasız üçlü atlayış yaptı ancak üçlü axel’da düşerek puan kaybetti. Chan, ilk kez katıldığı Kış Olimpiyatlarında beşinci sırayı aldı.

Amerikalı Johnny Weir, sekiz üçlü atlayış yaptığı serbest programını hatasız sundu ancak kısa program puanının az olması nedeniyle toplam 238.87 puanla ancak altıncı olabildi.

Japon Nobunari Oda, pateninin bağcıkları kopması nedeniyle programına ara vermek ve daha sonra kaldığı yerden devam etmek zorunda kaldı. 238.54 puan alan Oda, yedinci oldu.

Üçüncü kez Kış Olimpiyatlarına katılan 2007 Dünya şampiyonu Fransız Brian Joubert, kısa programdaki kötü performansın etkisi altındaydı. Serbest programda da çok hata yapan ve düşen Joubert, ancak 16. olabildi ve Olimpiyat Oyunlarında en kötü sonucun aldı.

Joubert, 2002 Salt Lake City Kış Oyunlarında 14., 2006 Torino’da da altıncı olmuştu.

ERKEKLER SIRALAMASI

1. Evan LYSACEK – USA – 257.67
2. Evgeni PLUSHENKO – RUS – 256.36
3. Daisuke TAKAHASHI – JPN – 247.23
4. Stephane LAMBIEL – SUI – 246.72
5. Patrick CHAN – CAN – 241.42
6. Johnny WEIR – USA – 238.87
7. Nobunari ODA – JPN – 238.54
8. Takahiko KOZUKA – JPN – 231.19
9. Jeremy ABBOTT – USA – 218.96
10. Michal BREZINA – CZE – 216.73
11. Denis TEN – KAZ – 211.25
12. Florent AMODIO – FRA – 210.30
13. Artem BORODULIN – RUS – 210.16
14. Javier FERNANDEZ – ESP – 206.68
15. Adrian SCHULTHEISS – SWE – 200.44
16. Brian JOUBERT – FRA – 200.22
17. Kevin Van Der PERREN – BEL – 189.84
18. Samuel CONTESTI – ITA – 187.50
19. Tomas VERNER – CZE – 184.74
20. Paolo BACCHINI – ITA – 177.21
21. Viktor PFEIFER – AUT – 175.93
22. Stefan LINDEMANN – GER – 171.98
23. Vaughn CHIPEUR – CAN – 170.92
24. Anton KOVALEVSKI – UKR – 165.90

Kısa program

Kısa program yarışmasında Rus Evgeni Plushenko birinci (90.85), Amerikalı Evan Lysacek ikinci (90.30), Japon Daisuke Takahashi  üçüncü (90.25) durumda bulunuyor.

İlk üç sırayı alan patenciler arasında hemen hemen hiç puan farkı olmaması, serbest programın ne denli çekişmeli geçeceğini gösteriyor. Plushenko, arka arkaya ikinci Olimpiyat altın madalyasına ulaşmak isterken, Takahashi ile 2009 Dünya şampiyonu Lysacek’in nefesini ensesinde hissediyor. Serbest programda sinirlerine hâkim olan, heyecanını denetim altına almayı bilen altın madalyayı kazanacaktır.

18. olan Brian Joubert, yine baskıyı kaldıramadı ve değil altın madalya, madalya alabilecek konumda bile bulunmuyor. Joubert, yarışmalar öncesinde 2006 Torino Olimpiyatlarının sonucuna atıfta bulunarak, “Olimpiyatlarda yine altıncı olmak istemiyorum” diye yakınmıştı ama bu yakınma, kısa programdaki son derece yetersiz performansından sonra hayata geçti. Kim bilir, belki de bu Olimpiyatlarda altıncılığı bile mumla arayacaktır…

Son derece heyecanlı ve çekişmeli geçen kısa program, serbest programın da ne denli çetin, heyecanlı ve çekişmeli bir yarışma olacağını haber veriyor.

Plushenko, Rodrigo’nun “Concierto de Aranjuez” adlı eseri üzerine hazırlanan kısa programına dörtlü toeloop-üçlü toeloop kombinasyonuyla başladı ve ardından üçlü axel ve üçlü lutz attı. Adım dizilerinin zorluk derecesi üç, spinlerinin zorluk derecesi dört üzerinden değerlendirilen Plushenko, teknik değerlendirmede 44.10 üzerinden 51.10 puan, bileşenler değerlendirmesinde de 39.75 puan aldı. Rus patenci, toplam 90.85 bölüm puanıyla serbest programı birinci sırada tamamladı.

Plushenko, kısa programında sağlam bir performans ortaya koydu. 2006 Olimpiyatları şampiyonu patenci, toplam 90.85 bölüm puanıyla en yüksek kısa program skoru olan 91.30 puana çok yaklaştı.

27 yaşındaki patenci, “Bugün ilk aşamayı kazandım. Esas mücadele serbest programda olacak. Enerjimi bu mücadeleye saklıyorum. Bugün herkes iyi kaydı. Böyle büyük bir yarışma olmasından mutluluk duyuyorum. Bu, (serbest program için)bana daha fazla adrenalin verecek” dedi.

Lysacek, Stravinski’nin “Firebird” adlı eseri üzerine hazırlanan kısa programına üçlü axel ile başladı ve ardından üçlü lutz-üçlü toleoop kombinasyonu ile üçlü flip yaptı. Laysacek’in dairesel adım dizisinin zorluk derecesi dört, düz adım dizisinin zorluk derecesi üç, spinlerinin ikisinin zorluk derecesi dört, birininki de üç olarak değerlendirildi. Teknik değerlendirmede 40.00 üzerinden 48.30 puan, bileşenler değerlendirmesinde de 42.00 puan alan Lysacek, toplam 90.30 bölüm puanıyla kısa programda ikinci oldu.

Lysacek, “Bütün gün sükûnetimi korudum. Ama kabul etmek gerekir ki büyük bir baskı vardı. Dört yıl, Torino kısa programda dağılmıştım. Hayatımın en kötü gecesiydi o.Bu gece de, hayatımın en iyi gecesi oldu. Bir çeşit telâfi etme yani…” dedi.

Takahashi, Japon besteci Coba’nın “Eye” adlı ederi üzerine hazırlanna kısa programında üçlü flip-üçlü toeloop kombinasyonu, üçlü axel ve üçlü lutz yaptı. Takahashi’nin düz adım dizisinin zolruk derecesi dört, dairesl adım dizisinin zorluk derecesi üç, spinlerininz orluk derecsi de dört olarak değerlendirildi. Teknik değerlendirmede  40.40 üzerinden 48.90 puan, bileşenler değerlendirmesinde de 41.35 puan alan Takahashi, toplam 90.25 bölüm puanıyla üçüncü sırayı aldı.

2007 Dünya ikincisi Japon patenci, parlak bir performans sergiledi ve 90.25 puanla en yüksek kısa program puanını elde etti.

Takahashi, “Programım mükemmel değildi ama bu sezon sergilediklerim içinde en iyisi oldu. Programımın artistik yanı da iyiydi. Kendimi çok iyi hissediyorum. Antrenmanlar iyi gidiyor. Kendime güveniyorum. Kısa programda yaptıklarımı serbest programda da yapacağım” dedi.

Japon Nobunari Oda 84.85 bölüm puanıyla dördüncü ve İsviçreli Stéphane Lambiel 84.63 bölüm puanıyla beşinci oldu.

Oda, temiz bir kısa program sundu ve üçlü axel, üçlü lutz-üçlü kombinasyonu ve üçlü flip yaptı.

2006 Kış Olimpiyatları ikincisi Lambiel, kısa programına ikili axel ile başladı ve ardından üçlü lutz attı. İsviçreli patenci, dörtlü toeloop-üçlü toeloop yapmak istedi ancak dörtlü toeloop’tan sonra elini buza değdirdi ve kombine olarak üçlü yerine ikili toeloop yaptı.

.

.

Yarışmasnın iddialı isimlerden Fransız Brian Joubert, dörtlü teoloop-üçlü toleoop kombinasyonunu yapamadı ve üçlü lutz’da düştü ve ayrıca üçlü lutz ikiliye indirildi. 2007 Dünya şampiyonu Joubert, felâket denebilecek bir kısa program sonrasında toplam 68.00 puanla 18. oldu ve madalya kazanma imkânı kalmadı.

KISA PROGRAM SIRALAMASI

1. Evgeni PLUSHENKO – RUS – 90.85
2. Evan LYSACEK – USA – 90.30
3. Daisuke TAKAHASHI – JPN – 90.25
4. Nobunari ODA – JPN – 84.8
5. Stephane LAMBIEL – SUI – 80.63
6. Johnny WEIR – USA – 82.10
7. Patrick CHAN – CAN – 81.12
8. Takahiko KOZUKA- JPN – 79.59
9. Michal BREZINA – CZE – 78.80
10. Denis TEN – KAZ – 76.24
11. Florent AMODIO – FRA – 75.35
12. Kevin VAN DER PERREN – BEL – 72.90
13. Artem BORODULIN – RUS – 72.24
14. Samuel CONTESTI – ITA – 70.60
15. Jeremy ABBOTT – USA – 69.40
16. Javier FERNANDEZ – ESP – 68.69
17. Stefan LINDEMANN – GER – 68.50
18. Brian JOUBERT – FRA – 68.00
19. Tomas VERNER –  CZE – 65.32
20. Paolo BACCHINI – ITA – 64.42
21. Anton KOVALEVSKI – UKR – 63.81
22. Adrian SCHULTHEISS – SWE – 63.13
23. Viktor PFEIFER – AUT – 60.88
24. Vaughn CHIPEUR – CAN – 57.22
25. Song Chol RI – PRK – 56.60 – FNR
26. Abzal RAKIMGALIEV- KAZ – 55.88 – FNR
27. Gregor URBAS – SLO – 53.02 – FNR
28. Przemyslaw DOMANSKI – POL – 52.14 – FNR
29. Zoltan KELEMEN – ROU – 51.95 – FNR
30. Ari-Pekka NURMENKARI – FIN – 44.62 – FNR

FNR : Serbest programı kayma hakkını yitirdi.

.

.

.

Sonuçlar ve protokol için

Sonuçları yarışma sırasında canlı izlemek için

.

Reklamlar
Tagged with: , , ,

28 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. zubeyde said, on 17 Şubat 2010 at 08:46

    Brian Joubert on sekizinci…
    Yazacak kelime bulamıyorum. Sanırım şuan ki haleti ruhiyemi yansıtacak en doğru kelime “Şoktayım”.

  2. anastasia said, on 17 Şubat 2010 at 10:30

    Brianın bence bir sakatlığı var buna rağmen 18. olmasına rağmen evgeni gibi çekilmiyor ve yarışmya devamediyor bu onun ne kadar büyük bir patenci olduğunu gösterir bence 😉

    • iskender said, on 17 Şubat 2010 at 21:15

      PLUSHENKO ya nasıl söz söyleyebiliyorsunuz anlamadım.adam 4 sene sonra geri döndü ne brian kaldı ne verner.buda gösteriyorki brian PLUSHENKO yokken şampiondu…..

  3. gamze said, on 17 Şubat 2010 at 21:18

    Stephane Lambiel..yine de düşük oldu bu sonuç.
    ama ilk üç çok iyiydi gerçekten hakettiler diyorum.
    Serbest programı bekliyoruz heyecanla 🙂
    Avrupa Şampiyonasında da sürpriz yaparak serbest programda yükseltmişti puanlarını

  4. canan said, on 18 Şubat 2010 at 05:46

    evgeni…tek kelimeyle harika bir sporcu derecesi ne olursa olsun.bunun nedeni ara verdiği 4 yıl içinde hep birinci olanlar şimdi dağılıyorlar nerede sporcu azmi dikkati enerjisi….aynı zamanda sakatsa çekilmesi en mantıklısıdır ileri bir sakatlıkla tüm yaşamı boyunca spordan mahrum kalmak daha mı mantıklı.evgeni plushenko kayarken adeta buz onun ayaklarının altından kayıyor tereddütsüz ve rahat bunu hisseddiriyor.4yıl sonra yeniden bir tat geldi yarışmalara

  5. arzum said, on 18 Şubat 2010 at 09:35

    bence tam olarak söylenilen şeyin amacı plushenkoyu kötülemek değil gerçekten iyi bir patenci sanırım yorum yapan kişi bende dahil olmak üzere Brian konusunda çok büyük hayal kırıklığına uğradık ben Brianı sabırsızlıkla bekliyordum hemde kısa programı bence tek kelimeyle harikaydı ama beklediğimiz gibi olmadı ben içimden aynı şeyi geçirdim Brian kesin yarışmadan çekilir ama o çekilmedi Evgeni 2005te çekilmişti ben o yarışmadan önce evgeni plushenko hayranıydım ama hemde bu olay kendi seyircisi önünde olduğu için bence hem kendine hemde seyirciye çok büyük saygısızlık.Çok iyi bir patenci olduğu doğru ama şöyle bir karşılaştırma yaparsak ben Brianı hem beğeniyor hem de seviyorum ama Evgeniyi sadece beğeniyorum duruşundan kayışından dolayı onları tanıdığım için yazıyorum bunları tanımasaydım tabikide yazmazdım.. Lakin Briandaki sempatiklik (yakından tanımayan böyle düşünmez) Evgenide yok Brianı sevmemin nedenide tamamen budur Brianı beğenirim çünkü buza yakışan bir duruşu var belki Evgeni kadar iyi değil ama onu kötü bir patenci olark gören belki biraz kaba olacak ama buz pateninin nedemek olduğunu bilmiyordur.Ben Plushenkoyu beğenenlere yada hayranı olanlara birşey demiyorum umarım uzun süre yarışmalara devam eder ve Brianın gerçek seviyesini ortaya çıkartır..

  6. gobriango said, on 18 Şubat 2010 at 10:35

    Herkesin hayatında kötü olduğu dönemler mutlaka olmuştur. Brian ‘ın bu sezon iyi performans sergileyememsinde denilen gibi ne Evgeni , ne de Lambiel etken değil bence. 2004 ‘de Avrupa Şampiyonluğunu kazandığı zamanda Evgeni vardı… Evet Evgeni de – Lambiel çok iyi patenciler ama Brian’da çok iyi bir patenci. Evgeni geldi , Brian’ı sildi gibi yapılan yorumlar hiç yerinde değil.
    Evgeni ve Lambiel temenni ederim ki , sakatlanmasınlar veya sıkılmasınlar !!!! Devam etsinler de üçünü izlemek ve tabii ki Brian’ı desteklemek ve aralarından sıyrıldığını izlemek bize nasip olsun….

  7. arzum said, on 18 Şubat 2010 at 17:58

    Bence Brian bugün elinden gelenin en iyisini yapacak ve ilk 3 te olmasada ilk 5 neden olmasın ?

  8. arzum said, on 18 Şubat 2010 at 17:59

    Lambiel bırakıyor

  9. arzum said, on 18 Şubat 2010 at 18:17

    Bende çok isterim rüyalar gerçek olurmuş derler ya Brianın rüyamda pek mümkün olmasada rekor kırdığı gördüm aslında mümkün ama 1.olamaz tabi ama yinede bende biraz umut var sonuçta Briandan söz ediyoruz 😀

  10. iskender said, on 18 Şubat 2010 at 22:36

    tabi bencede brian iyi bir sporcu PLUSHENKO olmadığı zamanlar şampiyonlukları var.yukarda arkadaşın yorumda PLUSHENKO yu geçtiği 1 turnuuva olduğuda yazılmış 😀
    tabi bende brianın 2 olmasını isterim.çünkü şovları kareografileri spr..007 oyunu spr..ama ben PLUSHENKO yu yagudine kaybettiği şampiyonadan beri izliyorum ve fanatiğiyim.herneyse bu gece izlicez bakalım…ama içimden bi ses istemesede japanlardan biri olacakmış diyor.inşallah öyle olmaz..

  11. iskender said, on 18 Şubat 2010 at 22:38

    birde PLUSHENKO ya sempatik değil falan diyorsunuz.tabi kötü anlamda söylememişsiniz ama buza en çok yakışan sporcu o ve atistik puanı her zaman en yüksek sporcudur……

  12. arzum said, on 19 Şubat 2010 at 08:28

    Evan oldu yaşasın 😀 tek isteğim buydu Brian değilsede o olsun istiyordum ve oldu
    Bravo
    😀 Evan Lysacek 😀

  13. arzum said, on 19 Şubat 2010 at 11:08

    Carolina Kostnerın artistiği çok iyi değil buzada çok yakışmıyor ama çok sempatik şirin bir patenci tabiki böyle özellikler görecelidir ama yinede bir patenci davranışlarıyla ve kişiliği ile de örnek olmal…

  14. firdevs said, on 19 Şubat 2010 at 19:53

    ben şöyle düşünüyorum Brian olimpiyat şampiyonu olmadan bırakmaz.Plushenkoyla Jouberti karşılaştırır isek aralarındaki fark bence sadece saç rengi 😀 neyse yani çok fark yok ama tabiki Brianda Fransız çekiciliğinin olduğunu söylemessek haksızlık olur 😀

  15. eda said, on 19 Şubat 2010 at 20:17

    ya çok üzüldüm çok az puanla evgeni kaybetti 😦

  16. eda said, on 19 Şubat 2010 at 20:24

    anlamıyorum dörtlü atlayış yapmayan biri hatasız dörtlü yapan biri karşısında nasıl birinci olur

  17. canan said, on 19 Şubat 2010 at 22:36

    aynı şeyi bende düşünmüştüm.ama sanırım hafif denge kayıpları varmış ben sadece izleyiciyim.ancak şu bir gerçekki evgeni piste çıktığında tek düşündüğüm tanrım bu spor mükemmel bişey oluyor.yani düşermi titrermi dengeyi bozarmı terreddütüm yok yani 4 yıl aradan sonra hiç kolay değil o dönemde kilo aldığını filan biliodum ve gönülsüz izliodum bu yılda tesadüfen açtığımda o karşımdaydı.ve rodrigonun gitar konçertosuyla sevincimi anlatamam o duygunun tarifini hiçbişekilde ifade edemem evevt ne yakından tanıyorum nede teknik olarak bu spordan çok iyi anlıorum bildiğim tek şey o piste çıktığında dakikalarca izleyebileceğim sabahın 7sine dek nefes nefese bekledim.tango amaora ve evgeni evet evanda harika ama bana o huzurla ekrana kitlenip izleme zevkini vermiyor kalbimdeki bütün madalyaların en güzeli evgeniye hoşgeldin şampiyon yine yeni yeniden pistlere …

  18. canan said, on 19 Şubat 2010 at 22:44

    haa bu arada saç rengi meselesini unutmadan ekleyeyim.spor izlerken saçına güzelliğine değil yaptığına ve hisseddirdiğine bakıyorum.çok zor bir spor dalı ve olimpiyatlar biton izleyici oraya katılabilmek bile büyük başarı brianda harika bir sporcu inişler çıkışlar olabilir doğaldır.ancak baskıyı kaldırabilmek çok önmeli (özel hayattaki vaya sporla ilgili)onu ayakta alkışladım her düştüğünde gözlerindeki acıyı görmemmenin imkanı yok.bukadar başarılı bir sporcu için çok zor.umarım düzeltir ve geri döner.ama şu bir gerçek teknik olarak evgeni en iyi sporcu yani işe biraz bu yönüyle bakmak lazım sempatikliği veya saç rengi bize yaramıyor tiyatral sunum açısından harika sporcular vardı contestimesela yada lambielin dönüşleri muhteşem ama hepsinin toplamı lazım bu işte ve ben kendi açımdan bunu evgenide buluyorum.

  19. firdevs said, on 20 Şubat 2010 at 11:01

    benim anlatmak istediğim saç rengiyle ilgili bir şey değildi aralarında sadece ufak farklılıklar var diyerek örnek gösterdim bende en az sizin kadar buz pateninden anlıyorum bende zaten eğer sporcunun tipine göre puan verilseydi plushenko ilk 3te yer alamazdı Brianı o kadar sevmem fakat Plushenkoyla karşılaştırdığımız zaman aralarında hiç fark yok neredeyse demek istiyorum

  20. seda said, on 21 Şubat 2010 at 02:06

    trt zamanında çok çok usta bir spikerin EVGENİ PLUSHENKO buza cıkmasına dakıkalar kala nasıl heyacanlandıgını,ondan bahsederken gelmiş,geçmiş en yetenekli,en MÜTEVAZİ,sporculaardan biri olduğunu,ve türk iki patenciyi nasıl motive ettıgını anlatışını unutamam,hocası nın adeta gözlerinin içine bakan ve bu bakışta sonsuz bir saygı barındıran hali de çok önemlidir,seyirciye duyduğu sevgide tartışılmazdır,brain jouberin yıllar önce evgeni kendıısnden hemen sonra buza cıktıktan sonra tırnaklarını yerkn kameralara takıldıgı an da diğer sporcuların üzerindeki baskının derecesınıde sanırım bellı edıyor,,,bu çocuk başarıyı yakaladıysa disiplin ve azim den başka bir şey degıldır bu başarının sırrı YOLU HER ZMAN ACIK OLSUN ve bu yıl kı jüri de ne yazıkkı tarıhı bır hata yapmıştır,en kısa zmanda bu hatadan donmelerı cok önemlidir….

  21. eda said, on 21 Şubat 2010 at 08:59

    katılıyorum seda sana çok güzel ifade etmişsin

  22. canan said, on 24 Şubat 2010 at 17:32

    size katılıorum.evgeni sanki artık miadın doldu çekil der gibi davranıyolar ama gerçek ortada sinirden bayanların programlarını izlemedim bile.sorun sadece 4 lü atlayış değil artistiğiylede evandan daha başarılı brian ı tanıyan daha sempatiktir demiş haklı olabilirsiniz ama 15bin kişi ve ekran başındakilere bunu yansıtamamış olması ne kötü.saç meselesi yanlış bir benzetme olmuş öyleyse ben dediğim gibi sadece izleyiciyim iyi anlarım gibi bir şey söz konusu değil defalarca yazdığım gibi evgeni piste çıktığında o düşecekmi vs düşünmüosunuz sadece heyecanla koltuğunuzda onu izliosunuz artistiği daha iyi sporcular var ama korkmadan izlemek mümkün değil anlatmak istediğim bu ayrıca kişisel görüşüm tabiki.

  23. saadet said, on 24 Şubat 2010 at 18:15

    brian joubert bu sene bu kadar kötü olamazdı ya…inanamıyorum hala onu düşünüyorum
    derse girdiğimde aklımdaki tek soru nasıl bu kadar gerileyebildi..plushenko çok iyiydi ama evan laysecek birinci oldu içim rahat etti
    en azında birileri ondan etkilenmediğini ortaya koydu

  24. Zeynep Sağlam said, on 26 Şubat 2010 at 15:34

    Evan Lysacek ve Daisuke Takahashi’yi tebrik etmek lazım. Takahashi düştü ama bırakmadı, asıldı, başardı. Lysacek ise çok temizdi 4’lü jumpa çıkmadı, risk almadı. Olimpiyat şampiyonu olmasını alkışlarken Plushenko’nun 2. kalması çok çok üzücü oldu gerçekten. Kim Plushenko için 4 senedir şampiyonalarda kaymayan bir sporcu olduğunu düşünebilir, kendisi kim ne derse dersin artistik patinajın hem efsanesi hemde showmenidir. Sochi de kaç yaşında olacağı ve kayıp kaymayacağı tartışılır tabi ama ben daha 2-3 sene kendisini Dünya Şampiyonalarında seyretmeyi çok istiyorum.
    Bu arada Joubert, Verner, Contesti hepsi aynı hastalığa tutuldular. “Evgeni Şıkıştırması” Yazık oldu. Lambiel’in son müsabakasıydı keşke podyumda olsaydı. Çok yetenekli, teyatral ve spinleri olağanüstü bir sporcudur. Antrenör olarak göreceğiz sanırım kendisini artık. Plushenko ise; hayır bırakmamalı…

  25. uuR..!! said, on 27 Şubat 2010 at 12:03

    sonuçlar gerçeği ortaya koydu, kesinlikle hakkeden kazandı.tamam, kısa programda evgeni PLUSHENKO’nun kesinlike 1. olacağını tahmin ediyordum ama nedense serbest programda torino’daki kadar puan farkı yoktu ve son dünya şampiyonu ona sadece 0,55 puanla uzaktı. evan lysacek, rüyalarımın patencisi olan plushenko’yu saf dışı bıraktı gözümde. ben, plushenko’dan kusursuz bir program beklerken ilk üçlü axelindeki denge kaybı ve programının son kombinasyonu olan lutz+toeloop’un lutz’unun çıkışındaki hatalar kesinlikle çok rahatsız etti beni ve göze battı. evan lysacek’den sonra çıkması üzerinde hiçbir baskı uyandırmamış olmasına rağmen axelindeki hataya şaşırdım halbuki axelleri mükemmel bir patenci ki benim bildiğim, triple axel’i en iyi atan sporcu o. sonuç olarak, yine de pistlere döndüğü için teşekkür ederim. evan lysacek’e de mjxx lar gönderiyorum. daisuke takahashi? boşver… 😀

  26. Elif said, on 03 Mart 2010 at 08:11

    Plushenkonun dokunulmazlığı mı var Briana istediğiniz şeyleri söylerken Evana Plushnekoyada istediğimizi söyleyebiliriz sporcuları küçük düşürmenin anlamı yok

  27. hilal said, on 30 Mart 2010 at 04:14

    yorumları okudum ve ben de yorum eklemeden geçemedm. canan ve seda nın yorumlarına katılıyorum. PLUSHENKO 2006 da ayrıldığında çok üzüldüğümü biliyorum. nasıl onun gibi bi sporcu kendini bu işten ve sevenlerinden mahrum eder diye düşünmüştm. 2010 u iple çekmeye başladım daha sonra. arkadaşların da belirttiği gibi en basitinden ne zaman bir falso verecek kaygısından uzak, acayip bir huzurla izliyorsunuz o kayarken. tertemiz bir kayış. erkeklerde kimsenin yapamadığı hareketleri yapıyor olması, o inanılmaz rahatlığı harika. ve çok tanımıyor olsak da yine anlayabildiğimiz mütevazı duruşu, azmi ile de gönüllerde taht kurmuştur. daha ne denir ki HOŞGELDİN – sonuç ne olursa olsun- PLUSHENKO.


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: