ARTİSTİK BUZ PATENİ

Papadakis/Cizeron: Yüzeysellik değil derinlik…

Posted in Haberler by ursuspolaris on 05 Kasım 2014

2013 Dünya Gençler Şampiyonasında gümüş madalya kazanan Fransız Gabriella Papadakis-Guillaume Cizeron çifti, Skate Canada Autumn Classic yarışmasını kazanarak Büyükler kategorisinde ikinci sezonlarına çok iyi bir başlangıç yaptı. Bu sezon katılacakları ilk Grand Prix yarışması olan Cup of China öncesinde antrenmanları ve programları konusunda www.icenetwork.com sitesinin sorularını cevaplandı.

papadakis_cizeronIcenetwork: Fransa’yı bırakıp Montreal’e taşınmanız gerçekten de beklenmedik bir karardı. Bu karar hakkında ne söyleyeceksiniz?

Cizeron: Aslında, bu kararı çok çabuk vermek zorunda kaldık. Patch ve Marie (Romain Haguenauer ile birlikte çifti çalıştıran Patrice Lauzon ve Marie-France Dubreuil) ile Montreal’deyken Romain bize burada kalıp bizi çalıştıracağını söyledi. Ya Lyon’a (Fransa) gidecektik ya da burada onunla kalacaktık. Onunla burada kalmayı tercih ettik.

Papadakis: Zaten iki yıl önce Lyon’da çalışmak için Clermont-Ferrand’dan ayrılmak zorunda kalmıştık. Yani taşınmak bizi o kadar da rahatsız etmiyor. Dört ay oldu ve bence artık yolumuzu bulduk. Teknik olarak adım dizilerimizi geliştirdik. En azından ben kendimi biraz daha rahat hissediyorum. Ayrıca kendimizi daha çok disipline sokmayı başardık. Yok yok,  aslında o kadar da doğru değil çünkü biz hep disiplinliydik. Bunu şöyle ifade edebiliriz bence. Çalışma saatlerimizi en iyi şekilde kullanmayı öğreniyoruz.

Cizeron: Yurt dışına çıkmak bizi olgunlaştırdı ve çok şey öğrendik. Montreal’de daha istikrarlı ve güvenli hissediyoruz. Burası bizi sakinleştirdi. Buradaki antrenmanlarımız Fransa’da alıştıklarımızdan biraz farklı. Fransa’da günde iki antrenman yapıyorduk. Burada ise bir günde tek bir antrenman yapıyoruz ama dört saat çalışıyoruz. Burada Fransa’ya kıyasla daha yoğun çalışıyoruz. Ayrıca, buzun dışında da daha çok antrenman yapıyoruz. Özellikle bale yapıyoruz ve güçlenmeye çalışıyoruz. Artık fiziksel olarak daha formdayız. Fiziksel olarak çok çetin de olsa, programımıza uyabiliyoruz.

Papadakis: İlk başlarda, soğuk pistte dört saat geçirmek bana gerçekten zor gelmişti. İtiraf etmeliyim. Birkaç yıl önce, keşke paten hayatım bitse de ben sıcak bir ülkeye yerleşsem diye içimden geçirdiğim oluyordu. Ama artık yakın gelecekte böyle bir dileğim ya da öngörüm yok. Buz pistine ve soğuğa çoktan alıştım.

Cizeron: Ayrıca, daha kalabalık bir grup ile kayıyoruz. Bizimle aşağı yukarı aynı seviyede olan çiftlerle… Bu, bir rekabet ortamı sağlıyor ve motivasyonumuzu arttırıyor.

Icenetwork: Kanada ve Fransa’yı karşılaştırmanızı istesek? İki ülke arasındaki farklar sizce ne?

Papadakis: Bir sürü fark var. Örneğin yolda karşıdan karşıya geçerken, bir arkadaşımla birlikte yayalar için yeşil ışığın yanmasını bekliyordum ve arkadaşım bana etrafta hiç araba olmadığını ve neden beklediğimi sordu. Kanada’da herkes trafik kurallarına uyuyor. Fransa’da bu hiç kimsenin umurunda değil. Bir de, Fransa’da insanlar birbirlerine daha yakın yürüyorlar.

Fransa ve Kuzey Amerika arasındaki bir diğer önemli farka gelince… Burada kimse bara gidip orada sadece saatler geçirip anın tadını çıkarmıyor.  Ben, bunu özlüyorum. Burada insanlar bara ya şöyle bir uğrayıp gidiyorlar ya da bilgisayarlarını açıp onunla oyalanıyorlar. Kendinize zaman ayırıp sadece rahatlamak ve tadını çıkarmak Fransa’ya özgü bir şey… Montreal’de yemeğe zaman ayırmak bile zor.

Icenetwork: Bize yeni programlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Papadakis: ISU’nun bu sezon kısa program için seçimini öğrendikten sonra Flamenko üzerine çalışmaya başladım. Romain, Marie, Patch, Guillaume ve programımızın koreografı Luis Celia ile birlikte İspanya’ya gittik. Madrid’de bir hafta geçirdik ve “National Ballet Theatre”ın (Ulusal Bale) genel müdürü Antonio Najarro’dan ders aldık (Najarro’nun adı paten camiasında 2002 yılında duyuldu. 2002 Salt lake City Kış Olimpiyatlarında altın madalya kazanan Fransız Marina Anissina-Gwendal Peizerat çiftini orijinal dans için seçtikleri Flamenkoyu Antonio Najarro çalıştırmıştı). Akşamları İspanya’ya özgü tapas barlarına gidip gösterileri izledik. Kültürü ve dansın doğasını anlayabilmek ve içimize sindirebilmek için boğa güreşlerini seyrettik. Ulusal Bale gösterisinin provasını izledik. Gerçekten inanılmazdı. Hayran kaldık.

Cizeron: Bu programın seyirciyi derinden etkilediğini gördük. Bu, bizi daha da cesaretlendirdi. Maalesef, İspanyol melodilerine alışık olmadığımız için içimizde hissedebileceğimiz bir müzik tarzı değil bu. ISU bu temayı kısa dans için seçmeseydi, biz bu işe bu kadar girmezdik. Ama şimdi, hareketlerimize kattığımız derinliği görünce bütün bu çabalara değdiğini düşünüyoruz.

.

papadakis_cizeron_1

.

Icenetwork: Program boyunca Gabriella’nın elbisesiyle oynuyorsunuz. Bu buz üzerinde Flamenko dansında çok nadir görülen bir şey.

Cizeron: Aslında, kadının elbisesi boğa güreşçisinin peleriniyle özdeşleştiriliyor. Flamenko’ya özgü geleneksel bir şey. Gösterimiz, dansın özelliklerini ortaya çıkarıyor.

Icenetwork: Ya serbest dansınız?

Cizeron: Serbest dansımız tamamen farklı. Serbest dansımız da kısa programımız gibi canlılık dolu ama serbest dansımızda coşku daha fazla.

Papadakis: Romain, Angelin Preljocaj’ın “Le Parc” adında çağdaş bir bale gösterisini izlemiş. Gösteri, Mozart’ın 23. piyano konçertosu ile başlıyor. Mozart, kesinlikle bizim kişisel tarzımız değil ama antrenörümüzün teklifini çabucak benimsedik. “The Park”ı buz üzerinde oynamak istemiyoruz ama bu oyundaki mimiklerden esinlendik. Oldukça çağdaş bir bale ve bu da bizim tarzımıza uyuyor. Marie programın koreografisini yaptı ve alışık olduğumuzdan biraz farklı bir şey tasarladı. İkimizin arasındaki bağ üzerinde fazlasıyla duruyor. Yarışmalara katıldıkları dönemde Marie ve partneri, pistte erkek ile kadın arasındaki bağ ile ünlenmişlerdi (Marie-France Dubreuil/Patrice Lauzon ikilisi, 2006 ve 2007 Dünya Şampiyonasında gümüş madalya kazanmıştı).

.

papadakis_cizeron_2

.

Icenetwork: Bir hikâyesi var mı?

Papadakis: Seyircilere anlatabileceğimiz belirgin bir hikâye yok. Ancak, doğru anlaşılmamız için bir eğilim ve yolumuz olmalı. İkimiz de bir karakter sergiliyoruz ve bu, aramızda doğru bir ilişki geliştirmemize yardımcı oluyor. Yani bu şekilde kayınca kendimi daha rahat hissediyorum.

Icenetwork: Bu konuyu biraz daha açar mısınız?

Cizeron: Aslına bakarsanız, bu bir kadın ile bir erkek arasındaki bir aşk hikâyesi. İlk bölümde kadın oyunun hâkimi. Erkek ise, kadını baştan çıkarmak için elinden geleni yapıyor. Dansın ortası biraz daha hareketli ve eğlenceli. Kadın her şeyi oluruna bırakıyor ve aşk labirenti içinde birbirlerine kur yapıyorlar. İkinci bölümde erkek aşkın düşündüğü gibi bir şey olmadığını fark ediyor, sıkılıyor ve kadını reddediyor. Kadın ise onunla kalmak istiyor ama artık erkek oyunun hâkimi haline geliyor. Birinci bölümden ikinci bölüme geçerken erkekle kadın arasında el değiştirmesini yansıtmak istiyoruz.

Dediğim gibi, sadece bir hikâye anlatmak istemiyoruz, bu sadece bizim yorumumuz. Bizim sezon boyunca daha çok esin kaynağına ihtiyacımız olduğunda hikâye zamanla değişebilir.

Icenetwork: Aranızda duygusal bir ilişki yokken iki aşığı canlandırmak sizin için zor olmuyor mu?

Cizeron: Bu tamamen oyunculukla ilgili bir şey!

Papadakis (gülerek): Yo hayır! Dansı yorumlayabilmek için yoğun bir şekilde oyunculuk üzerinde çalıştık ve bu şekilde programımıza duygusal güç kattık. Şu sıralarda Cirque du Soleil ile daha önceden çalışmış bir eğitmenle çalışmaktayız. Bu eğitmen başka patencilere de yardımcı oluyor. Her hareketimizin bir anlamı olmalı. Bunun üzerine çalışıyoruz. Böylece, duygularımızın pistin her köşesinden görülebilmesini sağlayacağız. Kolunuzu ya da bacağınızı hareket ettirdiğinizde bir anlamı olmalı…

Cizeron: Kendi içimize dönmek biraz karışık… Belli bir durumda hissetmediğimiz duyguları bulmak da kafamızı biraz karıştırmıyor değil. İçimizdeki gerçek duyguları bulmaya çalışmak teknik olarak gerçekten de zor. Gerçek duyguyu bulmak ve onu doğru ifade etmek bile bazen bize dört saatlik bir antrenmana mal oluyor. Ertesi gün ise bir dakika içinde o anı buz üzerinde canlandırmamız gerekiyor. Bu süreç bizim için gerçekten de yorucuydu.

Papadakis: Buzun üzerinde duyguları mimiklerimizle ifade etmeyi öğrendik. Gerçek duygularımızı ortaya çıkarmaya çalıştık. Yüzeysel olmamak için derinlere inmeye çalıştık.

Icenetwork: Bu sezon için özel bir hedefiniz var mı?

Cizeron (gülümseyerek): Tabii ki… Geçen seneden daha iyi bir performans sergilemek istiyoruz.

.

papadakis_cizeron_3

.

Gabriella Papadakis, 10 Mayıs 1995’te Fransa’nın Clermod-Ferrand kentinde doğdu. Eski partneri Guillaume Papadakis idi.

Guillaume Cizeron, 12 Kasım 1994’te Fransa’nın Montbrison kentinde doğdu.

İkili, bu yıl Kanada’ya gitti.

DERECELERİ

.

.

.

.

.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: